ABCDE kuralı nedir?
Pigmentli bir lezyon değerlendirilirken en bilinen uyarı sistemi ABCDE kuralıdır: A – Asymmetry / Asimetri: Lezyonun bir yarısının diğer yarısından farklı olması. B – Border / Kenar: Düzensiz, girintili çıkıntılı veya net seçilemeyen sınırlar.
Melanom için risk faktörleri nelerdir?
Melanom gelişiminde tek bir neden yoktur. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörler birlikte rol oynar. En önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden biri ultraviyole radyasyondur. Özellikle tekrarlayan yoğun UV maruziyeti, güneş yanıkları ve solaryum kullanımı melanom riskini artırır. Çocukluk ve gençlik dönemindeki ciddi güneş yanıkları da ileriki yaşamda riskle ilişkilidir. Riskin arttığı başlıca durumlar arasında açık ve kolay yanan deri, sarı veya kızıl saç, çillenme, çok sayıda nevüs, atipik nevüsler, kişisel melanom öyküsü, yakın aile bireylerinde melanom bulunması ve bağışıklık sisteminin baskılanması yer alır.
Melanom nasıl evrelendirilir ve sentinel lenf nodu biyopsisi ne zaman gerekir?
Evre 0, melanoma in situ olarak adlandırılır ve tümör epidermisle sınırlıdır. Evre I ve II'de tümör deridedir ve uzak yayılım saptanmamıştır. Evre III'te bölgesel lenf düğümleri veya yakın deri/lenfatik yapılar tutulmuştur. Evre IV'te uzak organ veya uzak lenf nodu metastazı vardır. Her melanom hastasına PET/BT, beyin MR veya başka ileri görüntüleme yapılması gerekmez. İnce ve erken melanomlarda gereksiz görüntüleme yalancı pozitif sonuçlara yol açabilir. Güncel Avrupa kılavuzu ince melanomlarda rutin ileri görüntüleme önermemekte, daha yüksek riskli evrelerde görüntülemeyi kademeli olarak artırmaktadır. Sentinel lenf nodu biyopsisi, melanom hücrelerinin ilk ulaşması beklenen lenf düğümünün çıkarılıp mikroskop altında incelenmesidir. Tümörü tedavi etmekten çok doğru evreleme ve sonraki tedavi kararlarını belirlemek amacıyla yapılır.
Melanom nasıl görünür?
Melanom çoğu zaman kahverengi veya siyah bir leke şeklinde fark edilir ancak görünümü çok değişken olabilir. Kahverengi, siyah, kırmızı, pembe, mavi, gri ve beyaz alanlar aynı lezyon içerisinde bulunabilir. Bazı melanomlarda ise belirgin koyu pigment bulunmaz. Amelanotik melanom adı verilen bu tümörler pembe veya kırmızı bir kabarıklık, iyileşmeyen yara veya sıradan bir deri lezyonu gibi görünebilir. Bu nedenle “koyu renkli değilse melanom değildir” düşüncesi doğru değildir. Melanom yalnız güneş gören bölgelerde ortaya çıkmaz. Saçlı deri, avuç içi, ayak tabanı, parmak araları, tırnak altı ve genital bölge dahil vücudun birçok alanında gelişebilir. Özellikle koyu deri fototiplerinde avuç içi, ayak tabanı ve tırnak çevresi gibi akral bölgelerin kontrol edilmesi önemlidir.
Melanom mutlaka önceden bulunan bir benden mi gelişir?
Hayır. Melanomların çoğu mevcut bir ben üzerinden gelişmez. 38 çalışmayı değerlendiren geniş meta-analizde melanomların yaklaşık %70,9'unun daha önce ben bulunmayan deride yeni olarak geliştiği, yaklaşık %29,1'inin ise histolojik olarak önceden var olan bir nevüsle ilişkili olduğu bulunmuştur. Bu nedenle yalnız mevcut benleri takip etmek yeterli değildir. Yeni ortaya çıkan lezyonlar da önemlidir.
Melanom tanısı nasıl konur?
Tanının ilk aşaması dermatolojik muayene ve dermoskopidir. Dermoskopi çıplak gözle görülemeyen pigment ve damar yapılarını incelemeyi sağlar ve şüpheli melanomların seçilmesinde önemli bir yöntemdir. Yüksek risk taşıyan ve çok sayıda beni bulunan kişilerde dijital dermoskopik takip ve total vücut fotoğraflaması zaman içerisinde gelişen yeni lezyonların veya küçük değişikliklerin saptanmasına yardımcı olabilir. 2024 Avrupa melanom kılavuzu bu yöntemleri özellikle yüksek riskli kişilerde erken melanom saptanmasını destekleyen araçlar arasında göstermektedir. Kesin tanı ise histopatolojik inceleme ile konur. Melanomdan şüphelenilen bir lezyon mümkün olduğunda tamamı, dar bir normal deri sınırıyla çıkarılarak incelenir. Büyük veya anatomik olarak güç bölgelerde uygun parsiyel biyopsi yöntemleri tercih edilebilir.
Melanom nasıl tedavi edilir?
İlk biyopsiyle tanı konduktan sonra melanom bölgesi Breslow kalınlığına göre belirlenen ek güvenlik sınırıyla yeniden çıkarılır. İnvaziv melanomlarda güncel Avrupa kılavuzları tümör özelliklerine göre genel olarak 1–2 cm cerrahi güvenlik sınırları kullanmaktadır. Daha geniş cerrahinin her zaman daha iyi olduğu düşünülmemelidir. Erken evrede yalnız cerrahi yeterli olabilir. Ancak günümüzde yüksek nüks riski taşıyan bazı Evre IIB ve IIC melanomlarda cerrahi sonrasında anti-PD-1 immünoterapi değerlendirilebilir. Evre III melanomlarda anti-PD-1 tedavilerinin yanı sıra BRAF V600 mutasyonu bulunan seçilmiş hastalarda BRAF ve MEK inhibitörlerinin kombinasyonu adjuvan tedavi seçenekleri arasındadır. Cerrahi olarak çıkarılabilir, lenf nodlarında makroskopik hastalık bulunan bazı Evre III melanomlarda tedavi paradigması da değişmektedir. NADINA randomize Faz III çalışmasında ameliyat öncesi nivolumab + ipilimumab tedavisi ve patolojik yanıta göre sonraki tedavi yaklaşımı, doğrudan cerrahi sonrası adjuvan nivolumaba kıyasla olaydan bağımsız sağkalımı belirgin biçimde iyileştirmiştir. Bu nedenle neoadjuvan immünoterapi artık seçilmiş hastalarda uzman multidisipliner melanoma ekiplerinde önemli bir seçenek haline gelmiştir.
Melanom tedavisinden sonra takip nasıl yapılır?
Takip sıklığı bütün melanom hastalarında aynı değildir. Melanomun evresi, Breslow kalınlığı, sentinel lenf nodu sonucu, önceki tedaviler ve kişinin ikinci bir melanom geliştirme riski takip programını belirler. Kontrollerde deri muayenesinin yanı sıra ameliyat bölgesi ve bölgesel lenf düğümleri değerlendirilir. Daha yüksek evrelerde uygun hastalarda ultrason, BT, PET/BT veya beyin MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Güncel kılavuzlar takip yoğunluğunun evre ve nüks riskine göre bireyselleştirilmesini önermektedir. Deri öz muayenesi kişinin kendi normal ben yapısını tanımasına yardımcı olabilir. Saçlı deri, kulak arkaları, sırt, genital bölge, ayak tabanları, parmak araları ve tırnaklar unutulmamalıdır. Herkes için kanıtlanmış tek bir öz muayene sıklığı yoktur; yüksek riskli kişilerde kontrol sıklığı dermatolog tarafından kişiselleştirilebilir.
HEKİMİN KONU METİNLERİ
Daha ayrıntılı okumak isteyenlere
Hekimin ilettiği metne dayanan ayrıntılı bilgileri burada okuyabilirsiniz. Anlatım, bilgilendirme diliyle düzenlenmiştir.
Ayrıntılı konu metnini aç
MELANOM NEDİR? BELİRTİLERİ, ABCDE KURALI, TANI VE GÜNCEL TEDAVİSİ
Melanom, deriye rengini veren melanositlerden gelişen kötü huylu bir tümördür. Bazal hücreli ve skuamöz hücreli deri kanserlerine göre daha az görülmesine rağmen erken dönemde lenf ve kan yoluyla yayılabilme potansiyeli nedeniyle en ciddi deri kanserlerinden biridir. Bununla birlikte erken evrede tanı konan melanomların büyük bölümü cerrahiyle başarılı şekilde tedavi edilebilir. Son yıllarda immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerdeki gelişmeler ileri evre melanomun tedavisini de önemli ölçüde değiştirmiştir.
Bu yazıda ağırlıklı olarak kutanöz melanom, yani deriden gelişen melanom ele alınmaktadır. Göz melanomu ve mukozal melanom biyolojik özellikleri ve tedavileri açısından ayrı değerlendirilir.
Melanom nasıl görünür?
Melanom çoğu zaman kahverengi veya siyah bir leke şeklinde fark edilir ancak görünümü çok değişken olabilir. Kahverengi, siyah, kırmızı, pembe, mavi, gri ve beyaz alanlar aynı lezyon içerisinde bulunabilir.
Bazı melanomlarda ise belirgin koyu pigment bulunmaz. Amelanotik melanom adı verilen bu tümörler pembe veya kırmızı bir kabarıklık, iyileşmeyen yara veya sıradan bir deri lezyonu gibi görünebilir. Bu nedenle “koyu renkli değilse melanom değildir” düşüncesi doğru değildir.
Melanom yalnız güneş gören bölgelerde ortaya çıkmaz. Saçlı deri, avuç içi, ayak tabanı, parmak araları, tırnak altı ve genital bölge dahil vücudun birçok alanında gelişebilir. Özellikle koyu deri fototiplerinde avuç içi, ayak tabanı ve tırnak çevresi gibi akral bölgelerin kontrol edilmesi önemlidir.
ABCDE kuralı nedir?
Pigmentli bir lezyon değerlendirilirken en bilinen uyarı sistemi ABCDE kuralıdır:
A – Asymmetry / Asimetri: Lezyonun bir yarısının diğer yarısından farklı olması.
B – Border / Kenar: Düzensiz, girintili çıkıntılı veya net seçilemeyen sınırlar.
C – Color / Renk: Aynı lezyonda birden fazla rengin veya farklı renk tonlarının bulunması.
D – Diameter / Çap: 6 mm'den büyük olması dikkat çekicidir ancak melanomlar 6 mm'den küçük de olabilir.
E – Evolving / Değişim: Boyut, şekil, renk, yüzey veya belirtilerde zaman içerisinde değişiklik olması.
Özellikle E, yani değişim, önemli bir uyarı işaretidir. Daha önce stabil olan bir benin büyümesi, renginin değişmesi, kalınlaşması, kaşınmaya başlaması veya kanaması değerlendirilmelidir.
Bir diğer yararlı yaklaşım “çirkin ördek yavrusu” işaretidir. Bir kişinin benlerinin çoğu birbirine benzer görünür. Diğerlerinden belirgin şekilde farklı görünen tek bir lezyon şüpheli olabilir.
Nodüler melanomlarda klasik ABCDE özellikleri başlangıçta daha az belirgin olabilir. Hızla büyüyen, sert, kubbe şeklinde ve giderek yükselen yeni bir lezyon da melanom açısından değerlendirilmelidir.
Melanom mutlaka önceden bulunan bir benden mi gelişir?
Hayır. Melanomların çoğu mevcut bir ben üzerinden gelişmez.
38 çalışmayı değerlendiren geniş meta-analizde melanomların yaklaşık %70,9'unun daha önce ben bulunmayan deride yeni olarak geliştiği, yaklaşık %29,1'inin ise histolojik olarak önceden var olan bir nevüsle ilişkili olduğu bulunmuştur.
Bu nedenle yalnız mevcut benleri takip etmek yeterli değildir. Yeni ortaya çıkan lezyonlar da önemlidir.
Çok sayıda bene sahip olmak melanom açısından risk göstergesidir ancak bu, bu benlerin çoğunun kansere dönüşeceği anlamına gelmez. 50 veya daha fazla nevüs, atipik nevüsler ve büyük konjenital nevüsler melanom riskini artıran özellikler arasındadır.
Şüpheli bir benin biyopsiyle çıkarılması melanomu başlatmaz veya yaymaz. Halk arasında kullanılan “bene bıçak değerse kanser olur” inanışının bilimsel temeli yoktur. Tam tersine şüpheli lezyonun uygun biçimde biyopsisi erken tanının temelidir.
Melanom için risk faktörleri nelerdir?
Melanom gelişiminde tek bir neden yoktur. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörler birlikte rol oynar.
En önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden biri ultraviyole radyasyondur. Özellikle tekrarlayan yoğun UV maruziyeti, güneş yanıkları ve solaryum kullanımı melanom riskini artırır. Çocukluk ve gençlik dönemindeki ciddi güneş yanıkları da ileriki yaşamda riskle ilişkilidir.
Riskin arttığı başlıca durumlar arasında açık ve kolay yanan deri, sarı veya kızıl saç, çillenme, çok sayıda nevüs, atipik nevüsler, kişisel melanom öyküsü, yakın aile bireylerinde melanom bulunması ve bağışıklık sisteminin baskılanması yer alır.
Ancak koyu ten melanomdan tam koruma sağlamaz. Koyu deri fototiplerinde melanom daha seyrek görülse de avuç içi, ayak tabanı ve tırnak gibi güneşle doğrudan ilişkisi daha zayıf bölgelerde ortaya çıkabilir.
Solaryum güvenli bronzlaşma yöntemi değildir. Yapay UV kaynakları da kanserojendir ve melanom riskinin azaltılması için kullanılmamalıdır.
Melanom tanısı nasıl konur?
Tanının ilk aşaması dermatolojik muayene ve dermoskopidir. Dermoskopi çıplak gözle görülemeyen pigment ve damar yapılarını incelemeyi sağlar ve şüpheli melanomların seçilmesinde önemli bir yöntemdir.
Yüksek risk taşıyan ve çok sayıda beni bulunan kişilerde dijital dermoskopik takip ve total vücut fotoğraflaması zaman içerisinde gelişen yeni lezyonların veya küçük değişikliklerin saptanmasına yardımcı olabilir. 2024 Avrupa melanom kılavuzu bu yöntemleri özellikle yüksek riskli kişilerde erken melanom saptanmasını destekleyen araçlar arasında göstermektedir.
Kesin tanı ise histopatolojik inceleme ile konur. Melanomdan şüphelenilen bir lezyon mümkün olduğunda tamamı, dar bir normal deri sınırıyla çıkarılarak incelenir. Büyük veya anatomik olarak güç bölgelerde uygun parsiyel biyopsi yöntemleri tercih edilebilir.
Patoloji raporunda en önemli özelliklerden biri Breslow kalınlığıdır. Melanomun epidermisten itibaren ne kadar derine ilerlediğini milimetre olarak gösterir ve evreleme ile tedavi planında temel parametrelerden biridir. Ülserasyon, cerrahi sınırlar ve diğer histopatolojik özellikler de değerlendirilir.
Melanom nasıl evrelendirilir ve sentinel lenf nodu biyopsisi ne zaman gerekir?
Melanom kabaca şu evrelerde değerlendirilir:
Evre 0, melanoma in situ olarak adlandırılır ve tümör epidermisle sınırlıdır. Evre I ve II'de tümör deridedir ve uzak yayılım saptanmamıştır. Evre III'te bölgesel lenf düğümleri veya yakın deri/lenfatik yapılar tutulmuştur. Evre IV'te uzak organ veya uzak lenf nodu metastazı vardır.
Her melanom hastasına PET/BT, beyin MR veya başka ileri görüntüleme yapılması gerekmez. İnce ve erken melanomlarda gereksiz görüntüleme yalancı pozitif sonuçlara yol açabilir. Güncel Avrupa kılavuzu ince melanomlarda rutin ileri görüntüleme önermemekte, daha yüksek riskli evrelerde görüntülemeyi kademeli olarak artırmaktadır.
Sentinel lenf nodu biyopsisi, melanom hücrelerinin ilk ulaşması beklenen lenf düğümünün çıkarılıp mikroskop altında incelenmesidir. Tümörü tedavi etmekten çok doğru evreleme ve sonraki tedavi kararlarını belirlemek amacıyla yapılır.
2024 Avrupa kılavuzuna göre sentinel lenf nodu biyopsisi Breslow kalınlığı 1 mm ve üzerinde olan melanomlarda önerilir. Yaklaşık 0,8–1 mm kalınlıktaki melanomlarda veya 0,8 mm'nin altında olup ülserasyon gibi ek risk özellikleri bulunan seçilmiş hastalarda da değerlendirilir. Çok ince, ülserasyonsuz melanomlarda rutin olarak gerekli değildir.
Daha yüksek riskli melanomlarda özellikle BRAF V600 mutasyonu gibi moleküler değişikliklerin araştırılması sistemik tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde önemlidir.
Melanom nasıl tedavi edilir?
Erken evre melanomda temel tedavi cerrahidir.
İlk biyopsiyle tanı konduktan sonra melanom bölgesi Breslow kalınlığına göre belirlenen ek güvenlik sınırıyla yeniden çıkarılır. İnvaziv melanomlarda güncel Avrupa kılavuzları tümör özelliklerine göre genel olarak 1–2 cm cerrahi güvenlik sınırları kullanmaktadır. Daha geniş cerrahinin her zaman daha iyi olduğu düşünülmemelidir.
Erken evrede yalnız cerrahi yeterli olabilir. Ancak günümüzde yüksek nüks riski taşıyan bazı Evre IIB ve IIC melanomlarda cerrahi sonrasında anti-PD-1 immünoterapi değerlendirilebilir. Evre III melanomlarda anti-PD-1 tedavilerinin yanı sıra BRAF V600 mutasyonu bulunan seçilmiş hastalarda BRAF ve MEK inhibitörlerinin kombinasyonu adjuvan tedavi seçenekleri arasındadır.
Cerrahi olarak çıkarılabilir, lenf nodlarında makroskopik hastalık bulunan bazı Evre III melanomlarda tedavi paradigması da değişmektedir. NADINA randomize Faz III çalışmasında ameliyat öncesi nivolumab + ipilimumab tedavisi ve patolojik yanıta göre sonraki tedavi yaklaşımı, doğrudan cerrahi sonrası adjuvan nivolumaba kıyasla olaydan bağımsız sağkalımı belirgin biçimde iyileştirmiştir. Bu nedenle neoadjuvan immünoterapi artık seçilmiş hastalarda uzman multidisipliner melanoma ekiplerinde önemli bir seçenek haline gelmiştir.
İleri veya metastatik melanomda PD-1, CTLA-4 ve LAG-3 gibi immün kontrol noktalarını hedefleyen immünoterapiler ile BRAF mutasyonu bulunan hastalarda BRAF/MEK hedefli tedaviler temel sistemik seçeneklerdir. Geleneksel kemoterapinin rolü, bu tedavilerin gelişmesiyle önemli ölçüde azalmıştır.
Hangi ilacın veya kombinasyonun seçileceği evreye, BRAF durumuna, hastalığın yaygınlığına, önceki tedavilere ve kişinin genel sağlık durumuna göre multidisipliner olarak belirlenir. Türkiye'de spesifik ilaç ve endikasyonların güncel TİTCK ruhsat ve geri ödeme durumu ayrıca kontrol edilmelidir.
Melanom tedavisinden sonra takip nasıl yapılır?
Takip sıklığı bütün melanom hastalarında aynı değildir. Melanomun evresi, Breslow kalınlığı, sentinel lenf nodu sonucu, önceki tedaviler ve kişinin ikinci bir melanom geliştirme riski takip programını belirler.
Kontrollerde deri muayenesinin yanı sıra ameliyat bölgesi ve bölgesel lenf düğümleri değerlendirilir. Daha yüksek evrelerde uygun hastalarda ultrason, BT, PET/BT veya beyin MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Güncel kılavuzlar takip yoğunluğunun evre ve nüks riskine göre bireyselleştirilmesini önermektedir.
Deri öz muayenesi kişinin kendi normal ben yapısını tanımasına yardımcı olabilir. Saçlı deri, kulak arkaları, sırt, genital bölge, ayak tabanları, parmak araları ve tırnaklar unutulmamalıdır. Herkes için kanıtlanmış tek bir öz muayene sıklığı yoktur; yüksek riskli kişilerde kontrol sıklığı dermatolog tarafından kişiselleştirilebilir.
Özellikle yeni oluşan, diğer benlerden farklı görünen, hızla değişen, kanayan veya iyileşmeyen bir lezyon fark edildiğinde rutin kontrol tarihi beklenmemelidir.
Melanomdan korunmak ve erken tanımak mümkün müdür?
Melanomların tamamı önlenemez çünkü genetik ve UV dışı biyolojik faktörler de rol oynar. Ancak gereksiz UV maruziyetini azaltmak riski düşürmenin temel yollarından biridir.
UV indeksi 3 ve üzerindeyken gölgeyi tercih etmek, uygun giysi ve geniş kenarlı şapka kullanmak, açıkta kalan deriye geniş spektrumlu SPF 30 veya üzeri güneş koruyucu uygulamak ve solaryumdan kaçınmak önemlidir. Güneş koruyucu, güneşte daha uzun kalmanın aracı olarak kullanılmamalıdır.
Çok sayıda veya atipik beni bulunan, daha önce melanom geçiren veya güçlü aile öyküsü olan kişilerde düzenli dermatolojik muayene, dermoskopi ve gerektiğinde dijital ben takibi yararlı olabilir.
2026 itibarıyla melanomda en önemli mesaj değişmemiştir ancak tedavi olanakları büyük ölçüde gelişmiştir: erken tanı hâlâ en güçlü avantajdır. Bunun yanında Evre II–III hastalıkta adjuvan immünoterapilerin, seçilmiş Evre III hastalarda neoadjuvan immünoterapinin ve metastatik hastalıkta immünoterapi ile hedefe yönelik tedavilerin kullanılması melanom yönetimini geçmiş yıllara göre önemli ölçüde değiştirmiştir.
Bilimsel Kaynaklar
Cutaneous Melanoma: ESMO Clinical Practice Guideline for Diagnosis, Treatment and Follow-up – 2025PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39550033/
European Consensus-Based Interdisciplinary Guideline for Melanoma, Part 1: Diagnostics – Update 2024PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39700658/
European Consensus-Based Interdisciplinary Guideline for Melanoma, Part 2: Treatment – Update 2024PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39709737/
American Academy of Dermatology – Melanoma Clinical GuidelineAAD: https://www.aad.org/member/clinical-quality/guidelines/melanoma
American Academy of Dermatology – ABCDEs of MelanomaAAD: https://www.aad.org/public/diseases/skin-cancer/abcdes-melanoma
A Meta-analysis of Nevus-Associated Melanoma: Prevalence and Practical ImplicationsPubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28864306/
Neoadjuvant Nivolumab and Ipilimumab in Resectable Stage III Melanoma – NADINA TrialPubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38828984/
WHO – Ultraviolet Radiation and Skin Cancer PreventionWHO: https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/ultraviolet-radiation
Son içerik güncellemesi: 23 Eylül 2026 · Site editörüne ulaşın
Değerlendirme ve kaynak
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, kişisel tedavi önerisi veya bir uygulamanın bu muayenehanede sunulduğu beyanı değildir. Kişisel durumunuz için dermatoloji uzmanına başvurun.
Kaynak: Dr. Berkant Oman tarafından iletilen konu metni.
