Menü
Dr. Berkant OmanDERMATOLOJİ UZMANIİletişim

CİLT DOKUSU

Mikroiğneleme

Cilt yanıtını dikkatle değerlendirmek

Mikroiğneleme, ciltte kontrollü küçük kanallar oluşturmak için ince iğneler kullanan girişimsel bir işlemdir. Uygulama amacı, iğne derinliği, cihaz özellikleri ve kişisel riskler dermatolojik değerlendirmeyle ele alınır.

Yöntemi yakından tanıyın
Temsili görsel · uygulama sonucu değildir
Cilt ve iz değerlendirmesiCihaz güvenliğiİyileşme ve takip

KISA YANITLAR

Hızlı yanıtlar

Mikroiğneleme ile radyofrekanslı mikroiğneleme aynı mı?

Hayır. Radyofrekanslı yöntemde iğnelere ek olarak dokuya enerji iletilir; cihaz özellikleri ve risk değerlendirmesi farklıdır.

Akne izi olan herkese uygulanır mı?

Hayır. Önce aktif akne, iz tipi, cilt tonu ve kabarık iz eğilimi değerlendirilir. Birden fazla yaklaşım veya işlem yaptırmama seçeneği konuşulabilir.

Ev tipi cihazlar güvenli midir?

Cildi delen bir ürün enfeksiyon, yaralanma ve iz riski taşıyabilir. Cihaz paylaşılmamalı; kişisel durum ve güvenli seçenekler için dermatoloğa danışılmalıdır.

YÖNTEMİ ANLAMAK

Bir isimden daha fazlası

Mikroiğneleme tek bir cihaz veya standart uygulama değildir. Cilt dokusu ya da bazı iz görünümleri için değerlendirilebilse de önce bulgunun türü belirlenmelidir. Ev tipi ürünler ile sağlık profesyonellerinin kullandığı cihazların kapsamı aynı değildir; uygulamanın adı kişiye uygun olduğunu göstermez.

Size uygunluğu nasıl değerlendirilir?

Aktif cilt enfeksiyonu veya iltihabı, kanama eğilimi, bağışıklık durumunu etkileyen hastalıklar, kullanılan ilaçlar, önceki işlemler ve olağan dışı yara iyileşmesi öyküsü hekime bildirilmelidir. Kabarık iz geliştirme eğilimi özellikle değerlendirilir. Uygulanacak cihazın amacı ve kullanım koşulları hakkında bilgi alınmalıdır.

Görüşmeye bir soruyla gelin

“Benim için neden bu yöntem? Alternatifleri ve uygulama yaptırmama seçeneği neler?”

BİLGİLENDİRİLMİŞ KARAR

Riskleri de konuşalım

Kızarıklık, hassasiyet, şişlik, morarma veya geçici soyulma görülebilir. Kanama, enfeksiyon, cilt renginde değişiklik ve iz oluşumu da olası riskler arasındadır. Uygulamayla birlikte cilde sürülen ya da verilen ürünler ayrıca değerlendirilmelidir; mikroiğneleme cihazları ilaç, kozmetik veya kan ürünlerini cilde iletmek için FDA tarafından onaylanmış değildir.

Uygulama sonrası ve takip

Bakım ve kontrol planı cildin durumuna ve uygulamanın kapsamına göre verilmelidir. Artan ağrı, akıntı, ateş, belirgin renk değişikliği veya beklenmeyen yara görünümünde sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Cilt iyileşirken önerilmeyen ürünleri kullanmamak ve güneşten korunma planına uymak önemlidir.

Bilgi kaynakları

Kaynak kontrol tarihi: 14 Eylül 2026

FDA — Mikroiğneleme cihazları hakkında bilgiler American Academy of Dermatology — Akne izi değerlendirmesi

Genel bilgilendirmedir; tanı, muayene veya kişisel tedavi önerisinin yerini tutmaz. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

HEKİMİN KONU METİNLERİ

Daha ayrıntılı okumak isteyenlere

Hekimin ilettiği metne dayanan ayrıntılı bilgileri burada okuyabilirsiniz. Anlatım, bilgilendirme diliyle düzenlenmiştir.

Ayrıntılı konu metnini aç

MİKROİĞNELEME (DERMAPEN / DERMAROLLER) NEDİR? KULLANIM ALANLARI, ETKİSİ VE YAN ETKİLERİ

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi amacı taşımaz. Mikroiğneleme tıbbi amaçla ve derinin canlı tabakalarına ulaşacak şekilde uygulandığında, uygun hasta seçimi, steril ekipman ve doğru teknik gerektiren tıbbi bir işlemdir.

Mikroiğneleme nedir?

Mikroiğneleme, çok sayıda ince iğnenin kontrollü şekilde cilde girip çıkmasıyla mikroskobik düzeyde kontrollü doku hasarı oluşturulan minimal invaziv bir dermatolojik uygulamadır.

“Microneedling”, “percutaneous collagen induction therapy” veya kollajen indüksiyon tedavisi olarak da adlandırılır.

İğneler;

Dermaroller adı verilen silindir biçimli manuel cihazlarda,Dermastamp adı verilen damga biçimli sistemlerde veyaDermapen olarak bilinen motorlu kalem tipi cihazlarda

bulunabilir.

Motorlu sistemlerde iğnelerin giriş derinliği ve hareket hızı cihazın özelliklerine göre ayarlanabilir. Ancak Dermapen'in her durumda Dermaroller'dan klinik olarak üstün olduğunu söylemek için yeterli veri yoktur; kullanılacak sistem tedavi alanına ve amaca göre seçilmelidir. FDA da hem roller, stamp hem de motorlu pen biçimli sistemleri mikroiğneleme cihazlarının farklı tasarımları olarak tanımlamaktadır.

Mikroiğneleme nasıl etki eder?

İğnelerin deride oluşturduğu kontrollü mikrohasarlar normal yara iyileşme yanıtını başlatır.

Bu süreçte;

fibroblast aktivitesi, yeni kollajen oluşumu, ekstraselüler matriksin yeniden düzenlenmesi ve doku remodelingi

gibi biyolojik mekanizmalar devreye girer.

Bu nedenle mikroiğnelemenin en önemli etkisi deriyi mekanik olarak “soymak” değil, kontrollü yara iyileşmesi ve yeniden yapılanma yanıtı oluşturmaktır.

Epidermis klasik ablasyon yöntemlerinde olduğu gibi tamamen ortadan kaldırılmadığından iyileşme süresi birçok ablative yönteme göre daha kısa olabilir.

2025 yılında yayımlanan yüz gençleştirme sistematik derlemesinde 21 çalışma ve 723 hasta değerlendirilmiş; özellikle kırışıklık, cilt dokusu ve fotoyaşlanma bulgularında iyileşmeler bildirilmiştir. Ancak çalışma protokollerinin ve sonuç ölçütlerinin standart olmaması nedeniyle etkinliğin büyüklüğü konusunda halen heterojenlik vardır.

Mikrokanallar ne işe yarar?

Mikroiğnelerin oluşturduğu geçici mikrokanallar cilt bariyerinin geçirgenliğini artırabilir.

Bu nedenle bazı ilaç veya maddelerin deri içerisindeki penetrasyonu artabilir.

Ancak eski metinlerde kullanılan:

“Ürünlerin emilimini 1000 kat artırır”

gibi sabit bir sayı bütün cihazlar, iğne derinlikleri ve ürünler için geçerli değildir.

Daha önemlisi, bir maddenin cilde daha fazla geçmesi o ürünün mikroiğneleme sonrasında güvenle kullanılabileceği anlamına gelmez.

ABD FDA, onaylanmış mikroiğneleme cihazlarının;

kozmetik ürünleri, kremleri, vitamin çözeltilerini, ilaçları veya PRP gibi kan ürünlerini cildin içine vermek amacıyla onaylanmadığını açıkça belirtmektedir. Bu, ABD'deki düzenleyici durumu ifade etmektedir; Türkiye'deki ürün ve cihazların ruhsat durumları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle mikroiğneleme sonrasında rastgele serum, vitamin, mezoterapi ürünü veya kozmetik uygulanması güvenli kabul edilmemelidir.

Dermapen ile dermaroller arasındaki fark nedir?

Dermaroller, üzerinde çok sayıda iğne bulunan silindir biçimli bir cihazdır. Cilt üzerinde yuvarlanarak uygulanır.

Dermapen ise iğnelerin dikey olarak hızlı biçimde girip çıktığı motorlu bir sistemdir. Birçok cihazda iğne derinliği ve hız ayarlanabilir.

Pen tipi sistemler özellikle;

küçük anatomik alanlarda, konturlu bölgelerde ve farklı bölgelere farklı derinlik uygulanması gerektiğinde

pratik avantaj sağlayabilir.

Ancak “Dermapen her zaman daha iyi sonuç verir” şeklinde genel bir sonuç bilimsel olarak gösterilmiş değildir.

Tedavinin sonucu yalnızca cihaz tipine değil;

iğne derinliğine, geçiş sayısına, uygulanan basınca, tedavi edilen hastalığa, seans aralıklarına ve uygulayıcı tekniğine

bağlıdır.

Mikroiğnelemede iğne derinliği kaç mm olmalıdır?

Herkes ve her bölge için geçerli tek bir iğne derinliği yoktur.

Eski uygulamalarda sıklıkla “yüz için ideal derinlik 1,5 mm'dir” gibi sabit değerler verilmekteydi. Günümüzde bu yaklaşım doğru kabul edilmez.

Gerekli derinlik;

tedavinin amacı, anatomik bölge, cilt kalınlığı, skarın derinliği, cihazın özellikleri ve hastanın deri fototipine

göre belirlenmelidir.

Örneğin alın veya göz çevresi ile yanaklardaki derin bir akne skarına aynı derinlik uygulanması gerekmez.

Ayrıca cihaz üzerinde seçilen iğne uzunluğu ile iğnenin gerçekte dokuda ulaştığı derinlik her koşulda birebir aynı olmayabilir.

Benzer şekilde “0,25 mm'den kalın iğne skar yapar” şeklinde evrensel bir sınır da güncel klinik yaklaşımı yansıtmaz.

Mikroiğneleme hangi durumlarda kullanılır?

Mikroiğnelemenin kanıt düzeyi bütün kullanım alanlarında aynı değildir.

En çok araştırılan alanlar arasında atrofik akne skarları, bazı diğer skarlar, ince kırışıklıklar ve fotoyaşlanma, strialar (çatlaklar), androgenetik alopesi ve bazı pigmentasyon bozukluklarında yardımcı tedavi bulunmaktadır.

ABD FDA'nın hukuken pazarlanmasına izin verdiği belirli mikroiğneleme cihazlarının değerlendirilmiş kullanım alanları arasında 22 yaş üzerindeki kişilerde yüz akne skarları, yüz kırışıklıkları ve abdominal skarların görünümünün iyileştirilmesi bulunmaktadır. Her cihazın izin verilen kullanım alanı farklı olabilir.

Akne skarlarında mikroiğneleme

Atrofik akne skarları, mikroiğnelemenin araştırılmış endikasyonlarından biridir.

Çalışmalar özellikle rolling ve bazı boxcar tipi skarlarda görünümün azaltılabileceğini göstermektedir.

2024 randomize kontrollü çalışmaların network meta-analizi mikroiğnelemenin tek başına ve farklı kombinasyonlarla akne skarlarında etkinliğini desteklemiştir.

2026 sistematik derleme ve meta-analizinde de mikroiğneleme ile kimyasal peelinglerin atrofik akne skarlarında genel olarak benzer etkinlik gösterebildiği, ancak sonuçların skar tipi ve yönteme göre değiştiği bildirilmiştir.

Ancak bütün akne skarları aynı değildir.

Özellikle çok derin ice-pick skarlarda;

TCA CROSS, punch teknikleri veya farklı kombinasyon tedavileri

daha uygun olabilir.

Derin tethered rolling skarlarda ise subcision gerekebilir.

Bu nedenle “akne izi var → Dermapen yapılır” şeklinde tek tip yaklaşım doğru değildir.

Aktif akneye mikroiğneleme yapılır mı?

Klasik mekanik mikroiğneleme esas olarak akne skarlarının tedavisinde kullanılır.

Yoğun inflamatuvar, püstüler veya kistik aktif akne bulunan bölgelerin üzerinden işlem yapmak;

inflamasyonu artırabilir ve enfeksiyon riskini yükseltebilir.

Bu nedenle aktif aknenin öncelikle kontrol altına alınması çoğu zaman daha uygundur.

RF mikroiğneleme ile aktif akne üzerine yapılan çalışmalar bulunmaktadır ancak bu klasik Dermapen/Dermaroller mikroiğnelemesinden farklı bir teknolojidir.

Mikroiğneleme gözenekleri küçültür mü?

Gözenek görünümü;

sebum üretimi, genetik yapı, yaşlanma, akne öyküsü ve dermal destek dokusuyla

ilişkilidir.

Mikroiğneleme sonrasında cilt dokusunda ve dermal yapıda iyileşme olduğunda gözeneklerin görünürlüğü azalabilir.

Ancak gözeneklerin anatomik olarak “kapanması” veya kalıcı biçimde ortadan kalkması mümkün değildir.

Bu nedenle “gözenekleri kapatır” yerine “gözenek görünümünü azaltabilir” demek daha doğrudur.

Mikroiğneleme cilt gençleştirmede etkili midir?

Mikroiğneleme;

ince kırışıklıklar, cilt dokusu ve bazı fotoyaşlanma bulgularında

iyileşme sağlayabilir.

2025 sistematik derlemesinde yüz gençleştirme amacıyla mikroiğneleme yapılan 723 hasta değerlendirilmiş ve hastaların önemli bölümünde tatmin edici klinik sonuçlar bildirilmiştir. Bununla birlikte çalışmalar arasında seans sayısı, cihaz, derinlik ve değerlendirme kriterleri büyük farklılık göstermektedir.

Dolayısıyla mikroiğneleme cerrahi lifting veya belirgin cilt sarkmasını gideren bir yöntem değildir.

Daha çok cilt kalitesi, ince çizgiler ve yüzey dokusunun iyileştirilmesi amacıyla değerlendirilir.

Mikroiğneleme çatlaklarda etkili midir?

Striae distensae, yani çatlakların tedavisinde mikroiğneleme kullanılabilir.

2024 sistematik derleme ve meta-analizinde 11 çalışma değerlendirilmiş ve mikroiğneleme yöntemlerinin çatlaklarda klinik iyileşme sağlayabileceği gösterilmiştir.

Ancak striaların;

yeni-kırmızı veya eski-beyaz olması, derinliği, bulunduğu bölge ve kişinin cilt özellikleri

tedavi sonucunu etkiler.

Çatlakların tamamen yok edilmesi çoğu zaman mümkün değildir; amaç görünümlerini azaltmaktır.

Mikroiğneleme saç dökülmesinde kullanılır mı?

Özellikle androgenetik alopesi tedavisinde mikroiğneleme araştırılmıştır.

Mikroiğnelemenin tek başına kullanımından çok, minoksidil gibi standart tedavilere yardımcı yöntem olarak kullanımı konusunda daha güçlü veri bulunmaktadır.

2025 meta-analizinde 12 randomize çalışma ve 631 androgenetik alopesi hastası değerlendirilmiş; mikroiğneleme + minoksidil, minoksidil tek başına kullanıma göre saç sayısında daha fazla iyileşme sağlamıştır. Ancak çalışmalar arasında önemli heterojenlik vardır.

Bu nedenle mikroiğneleme androgenetik alopeside yardımcı bir yöntem olabilir ancak;

minoksidil, finasterid veya hastaya uygun diğer kanıta dayalı tedavilerin yerine geçen standart tek tedavi değildir.

Mikroiğneleme göz altı morluğu ve torbalarda etkili midir?

Bu konuda eski yazıdaki ifade fazla geniştir.

Göz çevresindeki ince kırışıklık ve cilt dokusunda seçilmiş hastalarda iyileşme görülebilir.

Ancak göz altı morluğu;

pigment, damar görünümü, anatomik gölgelenme, ince deri veya hacim kaybı

gibi farklı nedenlerden oluşabilir.

Gerçek göz altı torbaları ise sıklıkla orbital yağ dokusunun belirginleşmesi ve anatomik değişikliklerle ilişkilidir.

Dolayısıyla “mikroiğneleme göz altı torbasını tedavi eder” şeklinde genel bir ifade doğru değildir.

Mikroiğneleme melazmada kullanılır mı?

Melazmada mikroiğneleme özellikle yardımcı tedavi ve bazı topikal ilaçların penetrasyonunu artıran yöntem olarak araştırılmıştır.

2025 meta-analizi mikroiğnelemenin melazmada kombinasyon tedavilerinin etkinliğini artırabileceğini göstermiştir.

Ancak daha yeni 2025 sistematik derleme ve meta-analizinde mikroiğneleme + traneksamik asidin bütün alternatif tedavilere genel olarak üstün olmadığı, yalnızca mikroiğneleme tek başına kullanımına göre avantaj sağlayabildiği bulunmuştur.

Melazma kronik ve tekrarlayıcı bir pigmentasyon hastalığı olduğu için mikroiğneleme tek başına standart temel melazma tedavisi değildir.

Yanlış veya aşırı agresif uygulama özellikle koyu fototiplerde postinflamatuvar hiperpigmentasyona yol açabilir.

Dermapen ile PRP birlikte uygulanabilir mi?

Klinik çalışmalarda mikroiğneleme ile PRP kombinasyonu araştırılmıştır ve özellikle akne skarları veya cilt gençleştirme alanında olumlu sonuç bildiren çalışmalar bulunmaktadır.

Ancak önemli bir düzenleyici nokta vardır.

ABD FDA, mikroiğneleme cihazlarının PRP'yi deri içine vermek amacıyla onaylanmadığını açıkça belirtmektedir. Aynı durum kozmetik, vitamin ve ilaç çözeltilerinin mikrokanallar aracılığıyla verilmesi için de geçerlidir.

Bu FDA'nın ABD'deki cihaz kullanımına ilişkin açıklamasıdır ve Türkiye'deki mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.

Bilimsel açıdan da “mikrokanal açıldı, üzerine sürülen her ürün daha iyi çalışır” yaklaşımı doğru değildir.

Deri bariyerinin geçici olarak bozulması alerjenlerin, irritanların veya kontaminasyonun daha derine ulaşmasına da neden olabilir.

Hyalüronik asit ve serumlar mikroiğneleme ile uygulanabilir mi?

Mikroiğneleme sonrasında yalnızca bu amaçla değerlendirilmiş, uygun sterilite ve güvenlik özelliklerine sahip ürünler kullanılmalıdır.

Normal günlük kullanım için üretilmiş kozmetik serumların;

steril olması, intradermal kullanıma uygun olması veya mikroiğneleme sonrasında güvenli olduğu

varsayılamaz.

FDA da kozmetik ürün, vitamin, ilaç ve kan ürünlerinin mikroiğneleme cihazları aracılığıyla deri içerisine verilmesinin onaylı kullanım olmadığını belirtmektedir.

Mikroiğneleme peelıng yapar mı?

Mikroiğnelemeden sonra ciltte;

kuruluk, hafif pullanma veya soyulma

görülebilir.

Ancak mikroiğnelemenin temel mekanizması kimyasal peeling gibi epidermisi soymak değildir.

FDA da yüzeysel, canlı deri tabakalarına ulaşmayan bazı çok kısa iğneli kozmetik ürünleri yalnızca eksfoliasyon amaçlı sistemlerden ayrı değerlendirmektedir.

Tıbbi mikroiğnelemenin temel amacı kontrollü mikrohasar oluşturarak dermal remodeling sağlamaktır.

Mikroiğneleme nasıl uygulanır?

İşlem öncesinde tedavi alanı değerlendirilir ve temizlenir.

Uygulamanın derinliğine ve bölgeye göre topikal anestezik krem kullanılabilir.

Her yüzeysel uygulamada anestezi zorunlu olmadığı gibi, daha derin uygulamalarda rahatsızlık artabilir.

Tedavi sırasında cihaz cilt üzerinde planlanan bölgelerde kontrollü biçimde uygulanır.

Uygulama sonunda;

kızarıklık, hafif ödem ve derinliğe bağlı olarak küçük noktasal kanamalar

görülebilir.

Kullanılan kartuşun tek kullanımlık ve her hasta ile her seans için yeni olması enfeksiyon güvenliği açısından önemlidir. FDA kullanılmış iğne kartuşunun temizlenip yeniden kullanılmasının güvenli olmadığını açıkça belirtmektedir.

Mikroiğneleme kaç seans yapılır?

Herkes için geçerli 4–8 seanslık standart bir protokol yoktur.

Seans sayısı;

tedavi edilen probleme, skarın veya kırışıklığın şiddetine, kullanılan iğne derinliğine, cihaz tipine ve klinik yanıta

göre değişir.

Akne skarı ve yüz gençleştirme çalışmalarında çoğunlukla birden fazla seans uygulanmıştır ancak çalışmalar arasında hem seans sayısı hem de seans aralıkları önemli ölçüde farklıdır. 2025 yüz gençleştirme sistematik derlemesindeki çalışmaların %90'ında birden fazla seans uygulanmış, ancak tek bir standart protokol belirlenememiştir.

Bu nedenle “herkese 1–4 hafta arayla 4–8 seans” şeklindeki eski protokolü kullanmak doğru değildir.

Mikroiğnelemenin sonucu ne zaman ortaya çıkar?

İşlemden hemen sonra oluşan hafif ödem cildin geçici olarak daha gergin görünmesine neden olabilir ancak bu gerçek kollajen remodelinginin sonucu değildir.

Kollajen ve ekstraselüler matriks yeniden yapılanması haftalar ve aylar içerisinde gelişir.

Bu nedenle sonuçların değerlendirilmesi genellikle son seanstan bir süre sonra yapılır.

Ancak “6 haftada başlar, 3 ayda maksimum olur ve tam 12 ay kalır” şeklinde herkes için geçerli sabit süreler bilimsel olarak gösterilmiş değildir.

Sonucun süresi;

tedavi edilen problem, yaşlanma, güneş maruziyeti, akne aktivitesi ve diğer bireysel faktörlere

göre değişir.

Mikroiğnelemenin yan etkileri nelerdir?

Mikroiğneleme genel olarak iyi tolere edilen bir yöntem olmakla birlikte yan etkisiz değildir.

FDA'nın bildirdiği sık görülen etkiler arasında;

kızarıklık, kuruluk, ciltte gerginlik, kaşıntı, pullanma, yanma, rahatsızlık, morarma, noktasal kanama ve kabuklanma

bulunmaktadır.

Daha seyrek olarak;

hiperpigmentasyon veya hipopigmentasyon, herpes reaktivasyonu ve enfeksiyon

görülebilir.

2025 yüz gençleştirme sistematik derlemesinde yan etkilerin büyük çoğunluğu geçici bulunmuş; en sık eritem bildirilmiştir.

Bununla birlikte steril olmayan uygulama, uygunsuz derinlik veya güvenliği değerlendirilmemiş ürünlerin mikrokanallara uygulanması komplikasyon riskini artırabilir.

Kızarıklık kaç gün sürer?

Süre uygulamanın yoğunluğuna göre değişir.

Yüzeysel işlemlerde kızarıklık birkaç saat içinde belirgin azalabilirken, daha derin tedavilerde birkaç gün devam edebilir.

Hafif;

şişlik, kuruluk, pullanma ve hassasiyet

de gelişebilir.

Bu nedenle eski metindeki “en yoğun uygulamada bile iyileşme 3–4 günü geçmez” şeklindeki kesin süre doğru değildir.

Daha uzun süren veya giderek artan;

kızarıklık, ağrı, şişlik, irin, kabuklanma veya ateş

enfeksiyon veya başka bir komplikasyon açısından değerlendirilmelidir.

Mikroiğneleme sonrası cilt bakımı nasıl olmalıdır?

İlk dönemde cilt bariyeri hassas olduğundan bakım mümkün olduğunca sade tutulmalıdır.

Genel olarak nazik temizleme, bariyeri destekleyen uygun nemlendirici ve düzenli geniş spektrumlu güneş koruyucu tercih edilir.

Retinoid, güçlü asit, peeling ürünü, alkol içeren irritan kozmetik veya başka aktif maddelerin ne zaman yeniden başlanacağı işlemin derinliğine ve cilt reaksiyonuna göre belirlenmelidir.

Makyaj için de bütün mikroiğneleme işlemlerinde geçerli “4 saat sonra güvenlidir” şeklinde bir kural yoktur. Daha derin tedavilerden sonra deri bariyerinin toparlanması beklenebilir ve işlem yapan hekimin önerisi izlenmelidir.

Mikroiğneleme sonrası güneşten korunma

İşlem sonrası güneşten korunma önemlidir.

Özellikle daha koyu fototiplerde UV maruziyeti postinflamatuvar hiperpigmentasyon riskini artırabilir.

FDA da bronz ciltte veya işlem sonrasında yoğun güneş maruziyeti planlanan kişilerde mikroiğnelemenin uygun olmayabileceğini belirtmektedir.

Güneş koruyucu yalnızca iki hafta kullanılacak geçici bir ürün değildir; özellikle fotoyaşlanma, akne izi ve pigmentasyon eğilimi olan kişilerde düzenli fotoproteksiyon uzun dönem bakımın parçasıdır.

Mikroiğneleme öncesi a ve c vitamini kullanmak gerekir mi?

Herkese işlemden 2–3 hafta önce A ve C vitamini verilmesi gerektiğini gösteren standart bir klinik öneri yoktur.

Benzer şekilde bütün hastaların işlem öncesinde AHA ile cildi hazırlaması veya kimyasal peeling yaptırması gerekmez.

Hatta bazı aktif ürünler cilt bariyerini tahriş ederek işlem sonrası irritasyonu artırabilir.

Kullanılan retinoidler, asitler ve diğer topikal ürünler işlem öncesinde kişiye göre değerlendirilmelidir.

İsotretinoin kullananlara mikroiğneleme yapılır mı?

Bu konu zaman içerisinde değişmiştir.

Geçmişte isotretinoin kullanan kişilere birçok dermatolojik işlem için 6–12 ay bekleme öneriliyordu.

Ancak bu kuralı destekleyen kanıtların zayıf olduğu daha sonraki sistematik değerlendirmelerde gösterilmiştir.

2017 sistematik inceleme ve uzman konsensüsünde birçok cilt prosedürünün isotretinoin sırasında veya kısa süre sonrasında mutlaka ertelenmesini destekleyen yeterli kanıt bulunmamıştır.

2018 uzman kılavuzunda da dermaroller dahil birçok minimal invaziv işlemin yakın zamanda isotretinoin kullanmış hastalarda mutlak olarak yasaklanmasını destekleyen kanıt olmadığı belirtilmiştir.

Bununla birlikte FDA'nın bazı onaylanmış mikroiğneleme cihazlarına yönelik hasta bilgilendirmesinde halen son altı ay içinde isotretinoin kullanımı uygun olmayabilecek durumlar arasında yer almaktadır.

Dolayısıyla bu konuda tek bir evrensel kural yerine kullanılan cihazın ürün bilgisi, isotretinoin dozu, cilt durumu ve uygulanacak işlemin derinliği birlikte değerlendirilmelidir.

Kimlere mikroiğneleme yapılmayabilir?

İşlem öncesinde özellikle aktif bakteriyel, viral veya fungal deri enfeksiyonu; aktif herpes; tedavi bölgesinde siğil; aktif egzama veya inflamatuvar deri hastalığı; belirgin kanama-pıhtılaşma bozukluğu; bağışıklık sisteminin ciddi baskılanması; kontrolsüz diyabet; belirgin keloid eğilimi; aktif kanser veya bazı onkolojik tedaviler; antikoagülan/antiplatelet ilaç kullanımı ve gebelik-emzirme gibi durumlar bireysel olarak değerlendirilmelidir. FDA da benzer durumları mikroneedling için uygun olmayabilecek hasta grupları arasında saymaktadır.

Burada önemli bir nokta şudur:

Kan sulandırıcı ilaçlar hasta tarafından kendi kendine kesilmemelidir.

Özellikle kardiyovasküler hastalık nedeniyle kullanılan aspirin, warfarin veya diğer antikoagülanların bırakılması tıbbi risk oluşturabilir. İşlem planlanıyorsa karar ilgili hekimle birlikte verilmelidir.

Rf mikroiğneleme ile dermapen aynı şey midir?

Hayır.

Dermapen veya Dermaroller ile yapılan klasik mikroiğnelemede temel etki mekanik mikrohasar yoluyla oluşur.

RF mikroiğneleme ise iğneler aracılığıyla dokuya aynı zamanda radyofrekans enerjisi vererek kontrollü termal hasar oluşturur.

Dolayısıyla;

enerji miktarı, etki derinliği, endikasyonlar ve yan etki profilleri

aynı değildir.

FDA 15 Ekim 2025 tarihinde RF mikroiğneleme cihazlarının bazı dermatolojik ve estetik kullanımlarında yanık, skar, yağ kaybı, şekil bozukluğu ve sinir hasarı gibi ciddi komplikasyonların bildirildiğine ilişkin güvenlik iletişimi yayımlamıştır.

Bu uyarı klasik mekanik Dermapen/Dermaroller ile RF mikroiğnelemeyi birbirine karıştırmamanın neden önemli olduğunu göstermektedir.

Mikroiğneleme güvenli bir işlem midir?

Doğru hasta seçimi, uygun cihaz, steril tek kullanımlık iğne kartuşları ve kontrollü uygulama ile mikroiğneleme genel olarak iyi tolere edilen minimal invaziv bir işlemdir.

Ancak sonuç ve güvenlik;

uygulama derinliği, uygulanan bölge, cihazın özellikleri, hastanın cilt tipi ve birlikte kullanılan ürünlerden

önemli ölçüde etkilenir.

Bu nedenle “Dermapen basit bir kozmetik bakım işlemidir” yaklaşımı doğru değildir.

FDA da derinin yapı veya fonksiyonunu değiştirmek amacıyla yapılan mikroiğnelemenin tıbbi bir prosedür olarak değerlendirilebileceğini ve eğitimli sağlık profesyoneli tarafından uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır.

Bilimsel Kaynaklar

Mikroiğneleme Cihazları – Kullanım Alanları, Güvenlik ve RisklerFDA:https://www.fda.gov/medical-devices/aesthetic-cosmetic-devices/microneedling-devices

Yüz Gençleştirmede Mikroiğneleme – 2025 Sistematik DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40542236/

Akne Skarlarında Mikroiğneleme ve Kombinasyon Tedavileri – 2024 Network Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39110247/

Akne Skarlarında Mikroiğneleme – Sistematik Derleme ve Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35426044/

Atrofik Akne Skarlarında Mikroiğneleme ve Kimyasal Peeling – 2026 Sistematik Derleme ve Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42281674/

Orta ve Şiddetli Atrofik Akne Skarlarında Lazer ve Mikroiğneleme Tedavileri – 2026 Network Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42429955/

Strialarda Mikroiğneleme – 2024 Sistematik Derleme ve Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38509316/

Androgenetik Alopeside Mikroiğneleme Kombinasyon Tedavileri – Sistematik Derleme ve Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38239003/

Androgenetik Alopeside Mikroiğneleme + Minoksidil – Güncel Sistematik Derleme ve Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40056230/

Melazmada Mikroiğneleme Yardımcı Tedavisi – Sistematik Derleme ve Meta-AnalizPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39414648/

İsotretinoin Kullanımı ve Dermatolojik İşlemlerin Zamanlaması – Sistematik Derleme ve KonsensüsPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28658462/

İsotretinoin Kullanırken veya Sonrasında Dermatolojik İşlemler – Uzman KılavuzuPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29491653/

RF Mikroiğneleme ile Bildirilen Ciddi Komplikasyonlar – 2025 FDA Güvenlik UyarısıFDA:https://www.fda.gov/medical-devices/safety-communications/potential-risks-certain-uses-radiofrequency-rf-microneedling-fda-safety-communication

Son içerik güncellemesi: 23 Eylül 2026 · Site editörüne ulaşın

DERMATOLOJİ NOTLARI

Cildinizi tanıyın

Tüm yazılar

ALSANCAK · İZMİR

Dr. Berkant Oman

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı

Kültür Mah. Talatpaşa Bulvarı No:9
Uyal Apartmanı K:8 D:16 · Konak / İzmir
Dr. Berkant OmanHekiminizi tanıyın