Menü

DERMATOLOJİ BİLGİSİ

Erizipel (yılancık) nedir?

Erizipel, halk arasında yılancık hastalığı olarak bilinen, derinin üst dermis tabakasını ve yüzeyel lenf damarlarını etkileyen akut bakteriyel bir deri enfeksiyonudur.

Dr. Berkant Oman'ın ilettiği konu metnine dayanan genel bilgilendirmedir.

Yapay zekâ ile üretilmiş kavramsal görsel · Tanı, uygulama veya sonuç gösterimi değildir.

MERAK ETTİKLERİNİZ

Bir sorudan başlayın

Önce size gereken başlığı seçin; ayrıntılı hekim metnine isterseniz daha sonra geçebilirsiniz.

Erizipel nedir?

Erizipel, halk arasında yılancık hastalığı olarak bilinen, derinin üst dermis tabakasını ve yüzeyel lenf damarlarını etkileyen akut bakteriyel bir deri enfeksiyonudur. En sık bacaklarda görülür ancak yüz dahil vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabilir. Tipik olarak deride hızla gelişen kızarıklık, sıcaklık artışı, şişlik ve ağrı meydana gelir. Erizipel çoğunlukla beta-hemolitik streptokoklar, özellikle Streptococcus pyogenes ile ilişkilidir. Güncel deri ve yumuşak doku enfeksiyonu literatüründe irin içermeyen selülit ve erizipel olgularının en önemli etkenlerinin streptokoklar olduğu kabul edilmektedir.

ERİZİPELE EN SIK HANGİ BAKTERİ NEDEN OLUR?

Klasik, irin içermeyen erizipel olgularında en önemli etkenler beta-hemolitik streptokoklardır. Bunların başında Streptococcus pyogenes gelir. B, C ve G grubu streptokoklar da bazı olgularda rol oynayabilir. Staphylococcus aureus özellikle açık yara, travma veya pürülan enfeksiyonun eşlik ettiği durumlarda daha fazla önem kazanabilir.

TEDAVİ BAŞLADIKTAN SONRA KIZARIKLIK HEMEN KAYBOLUR MU?

Antibiyotik başladıktan sonra bakteriyel enfeksiyon kontrol altına alınmaya başlasa bile inflamasyonun tamamen düzelmesi zaman alabilir. İlk 24–48 saat içerisinde kızarıklığın tamamen kaybolması beklenmez. Hatta bazı hastalarda inflamatuvar yanıt nedeniyle başlangıçta görünüm kısa süreli olarak biraz daha belirginleşebilir. IDSA da tedavinin ilk döneminde inflamasyonun geçici olarak artabileceğini belirtmektedir. Ancak 48–72 saat içinde klinik düzelme başlamıyorsa veya hasta kötüleşiyorsa yeniden değerlendirme gerekir.

Erizipel ile selülit aynı şey midir?

Bu iki terim günlük klinik kullanımda bazen birbirinin yerine kullanılsa da klasik olarak aynı anatomik düzeyi tarif etmez. Erizipel, daha yüzeyel dermis ve yüzeyel lenfatikleri etkiler. Bu nedenle kızarıklığın sınırları genellikle daha belirgin ve hafif kabarık görünür. Selülit ise dermisin daha derin tabakaları ve deri altı yağ dokusunu etkiler. Kızarıklığın sınırları genellikle daha belirsizdir.

ERİZİPEL NASIL OLUŞUR?

Erizipel genellikle bakterilerin deri bariyerindeki küçük bir açıklıktan içeri girmesiyle başlar. Bu giriş kapısı bazen belirgin bir yara olabilir ancak bazı hastalarda gözle fark edilemeyecek kadar küçük olabilir. Özellikle bacaklarda ayak parmak aralarındaki mantar enfeksiyonu, çatlaklar ve maserasyon, egzama, kronik yaralar, travmalar, ameliyat izleri ve kronik ödem bakterilerin deriye girişini kolaylaştırabilir. IDSA özellikle bacak selüliti ve erizipelinde parmak aralarının mantar, çatlak ve maserasyon açısından incelenmesini önermektedir.

ERİZİPEL KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?

Erizipel her yaşta gelişebilir ancak bazı durumlar riski belirgin şekilde artırır. Özellikle kronik bacak ödemi ve lenfödem, venöz yetmezlik, daha önce erizipel veya selülit geçirilmiş olması, obezite, ayak mantarı ve parmak arası çatlaklar, kronik egzama, deri yaraları, bağışıklık sisteminin baskılanması ve bazı kişilerde diyabet önemli risk faktörleridir. Risk açısından en önemli konulardan biri lenfatik dolaşım bozukluğudur. Bir erizipel atağı lenfatik damarlara zarar vererek ödemi artırabilir, artmış ödem de yeni enfeksiyon gelişmesini kolaylaştırabilir. Böylece tekrarlayan enfeksiyon ve lenfödem arasında bir kısır döngü oluşabilir.

AYAK MANTARI ERİZİPELE NEDEN OLABİLİR Mİ?

Özellikle ayak parmak aralarında bulunan tinea pedis, çatlak ve maserasyon oluşturarak bakteriler için giriş kapısı oluşturabilir. Bu nedenle bacakta erizipel geçiren kişilerde yalnızca antibiyotik tedavisi vermek değil, ayak parmak aralarını incelemek ve varsa mantar enfeksiyonunu tedavi etmek de önemlidir. Bu yaklaşım tekrarlama riskinin azaltılmasının temel basamaklarından biridir.

ERİZİPELİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

En karakteristik bulgular kızarıklık, şişlik, sıcaklık artışı ve ağrıdır. Kızarık alan saatler veya günler içerisinde genişleyebilir. Erizipelde kızarıklığın sınırları çoğu zaman çevredeki sağlam deriden daha net ayrılır. Bazı hastalarda ciltte portakal kabuğunu andıran görünüm oluşabilir.

HEKİMİN KONU METİNLERİ

Daha ayrıntılı okumak isteyenlere

Hekimin ilettiği metne dayanan ayrıntılı bilgileri burada okuyabilirsiniz. Anlatım, bilgilendirme diliyle düzenlenmiştir.

Ayrıntılı konu metnini aç

ERİZİPEL (YILANCIK) NEDİR? BELİRTİLERİ, NEDENLERİ VE TEDAVİSİ

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Deride hızla genişleyen ağrılı kızarıklık, belirgin şişlik, ateş veya genel durum bozukluğu geliştiğinde tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.

Erizipel nedir?

Erizipel, halk arasında yılancık hastalığı olarak bilinen, derinin üst dermis tabakasını ve yüzeyel lenf damarlarını etkileyen akut bakteriyel bir deri enfeksiyonudur.

En sık bacaklarda görülür ancak yüz dahil vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabilir. Tipik olarak deride hızla gelişen kızarıklık, sıcaklık artışı, şişlik ve ağrı meydana gelir.

Erizipel çoğunlukla beta-hemolitik streptokoklar, özellikle Streptococcus pyogenes ile ilişkilidir. Güncel deri ve yumuşak doku enfeksiyonu literatüründe irin içermeyen selülit ve erizipel olgularının en önemli etkenlerinin streptokoklar olduğu kabul edilmektedir.

Erizipel ile selülit aynı şey midir?

Bu iki terim günlük klinik kullanımda bazen birbirinin yerine kullanılsa da klasik olarak aynı anatomik düzeyi tarif etmez.

Erizipel, daha yüzeyel dermis ve yüzeyel lenfatikleri etkiler. Bu nedenle kızarıklığın sınırları genellikle daha belirgin ve hafif kabarık görünür.

Selülit ise dermisin daha derin tabakaları ve deri altı yağ dokusunu etkiler. Kızarıklığın sınırları genellikle daha belirsizdir.

Bununla birlikte pratikte iki tablo arasında her zaman kesin sınır çizmek mümkün değildir ve bazı Avrupa kaynaklarında “erizipel” ve “selülit” terimleri kısmen örtüşen anlamlarda kullanılmaktadır.

Erizipel nasıl oluşur?

Erizipel genellikle bakterilerin deri bariyerindeki küçük bir açıklıktan içeri girmesiyle başlar.

Bu giriş kapısı bazen belirgin bir yara olabilir ancak bazı hastalarda gözle fark edilemeyecek kadar küçük olabilir.

Özellikle bacaklarda ayak parmak aralarındaki mantar enfeksiyonu, çatlaklar ve maserasyon, egzama, kronik yaralar, travmalar, ameliyat izleri ve kronik ödem bakterilerin deriye girişini kolaylaştırabilir. IDSA özellikle bacak selüliti ve erizipelinde parmak aralarının mantar, çatlak ve maserasyon açısından incelenmesini önermektedir.

Bakterinin dokuya girmesinden sonra bağışıklık sisteminin oluşturduğu inflamatuvar yanıt kızarıklık, şişlik, sıcaklık ve ağrıya neden olur.

Erizipele en sık hangi bakteri neden olur?

Klasik, irin içermeyen erizipel olgularında en önemli etkenler beta-hemolitik streptokoklardır.

Bunların başında Streptococcus pyogenes gelir. B, C ve G grubu streptokoklar da bazı olgularda rol oynayabilir.

Staphylococcus aureus özellikle açık yara, travma veya pürülan enfeksiyonun eşlik ettiği durumlarda daha fazla önem kazanabilir.

2026 BMJ güncel derlemesi, non-pürülan deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarının ağırlıklı olarak beta-hemolitik streptokoklarla, pürülan enfeksiyonların ise daha çok Staphylococcus aureus ile ilişkili olduğunu vurgulamaktadır.

Bu nedenle her erizipel olgusunda otomatik olarak MRSA'yı hedefleyen geniş antibiyotik tedavisi gerekli değildir.

Erizipel kimlerde daha sık görülür?

Erizipel her yaşta gelişebilir ancak bazı durumlar riski belirgin şekilde artırır.

Özellikle kronik bacak ödemi ve lenfödem, venöz yetmezlik, daha önce erizipel veya selülit geçirilmiş olması, obezite, ayak mantarı ve parmak arası çatlaklar, kronik egzama, deri yaraları, bağışıklık sisteminin baskılanması ve bazı kişilerde diyabet önemli risk faktörleridir.

Risk açısından en önemli konulardan biri lenfatik dolaşım bozukluğudur. Bir erizipel atağı lenfatik damarlara zarar vererek ödemi artırabilir, artmış ödem de yeni enfeksiyon gelişmesini kolaylaştırabilir. Böylece tekrarlayan enfeksiyon ve lenfödem arasında bir kısır döngü oluşabilir.

Ayak mantarı erizipele neden olabilir mi?

Evet.

Özellikle ayak parmak aralarında bulunan tinea pedis, çatlak ve maserasyon oluşturarak bakteriler için giriş kapısı oluşturabilir.

Bu nedenle bacakta erizipel geçiren kişilerde yalnızca antibiyotik tedavisi vermek değil, ayak parmak aralarını incelemek ve varsa mantar enfeksiyonunu tedavi etmek de önemlidir.

Bu yaklaşım tekrarlama riskinin azaltılmasının temel basamaklarından biridir.

Erizipelin belirtileri nelerdir?

Erizipel genellikle hızlı başlar.

En karakteristik bulgular kızarıklık, şişlik, sıcaklık artışı ve ağrıdır.

Kızarık alan saatler veya günler içerisinde genişleyebilir. Erizipelde kızarıklığın sınırları çoğu zaman çevredeki sağlam deriden daha net ayrılır.

Bazı hastalarda ciltte portakal kabuğunu andıran görünüm oluşabilir.

Daha belirgin olgularda vezikül veya bül adı verilen su dolu kabarcıklar, peteşi veya morumsu alanlar görülebilir. Bölgesel lenf bezleri büyüyebilir ve lenf damarları boyunca kırmızı çizgiler şeklinde lenfanjit gelişebilir.

Ateş ve titreme olabilir mi?

Evet.

Erizipel yalnızca deriye ait bulgularla sınırlı kalmayabilir.

Özellikle daha belirgin enfeksiyonlarda ateş, üşüme, titreme, halsizlik, baş ağrısı ve iştahsızlık görülebilir.

Bazı kişilerde ateş ve genel hastalık hissi, derideki belirgin kızarıklıktan saatler önce başlayabilir.

Ancak ateşin olmaması erizipeli tamamen dışlamaz.

Erizipel bulaşıcı mıdır?

Tipik erizipel günlük temasla kolay bulaşan bir hastalık olarak kabul edilmez.

Hastalığın gelişmesinde kişinin deri bariyerindeki açıklıklar, ödem, lenfatik dolaşım ve diğer yatkınlık faktörleri önemli rol oynar.

Bununla birlikte hastalığa neden olabilen bakteriler insanlar arasında taşınabilir. Özellikle açık veya akıntılı bir yara varsa temel yara hijyenine ve el temizliğine dikkat edilmelidir.

Erizipel nasıl teşhis edilir?

Çoğu tipik erizipel vakasında tanı hastanın öyküsü ve dermatolojik muayene ile konulur.

2026 BMJ güncel derlemesi de tipik selülit ve benzeri deri enfeksiyonlarında laboratuvar testlerinin çoğu hastada sınırlı yarar sağladığını belirtmektedir.

Bu nedenle her hastada rutin olarak geniş kan tetkikleri, deri kültürü veya görüntüleme yapılması gerekmez.

Ancak bu, “erizipelde hiçbir zaman test yapılmaz” anlamına gelmez.

Erizipelte kan tahlili gerekir mi?

Hafif ve tipik olgularda şart değildir.

Ateş, belirgin genel durum bozukluğu veya ciddi enfeksiyon şüphesi varsa tam kan sayımı, CRP ve diğer gerekli testler değerlendirilebilir.

Bu testler tanıyı tek başına koydurmaz ancak enfeksiyonun şiddetinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Kan kültürü gerekir mi?

Tipik ve komplikasyonsuz erizipel veya selülitte rutin kan kültürü önerilmez.

IDSA verilerine göre tipik selülitte kan kültürünün pozitif olma oranı oldukça düşüktür ve yaklaşık %5 veya daha az olabilir.

Ancak ağır sistemik enfeksiyon, ciddi bağışıklık baskılanması, kemoterapiye bağlı nötropeni, olağandışı su teması veya hayvan ısırığı gibi durumlarda kültür daha önemli hale gelebilir.

Yaradan kültür alınır mı?

Klasik erizipelde çoğu zaman kültür alınabilecek irinli bir odak bulunmaz.

Bu nedenle sağlam kızarık deriden alınan yüzeysel sürüntüler genellikle yararlı değildir.

Ancak apse, açık enfekte yara veya pürülan akıntı varsa durum artık klasik non-pürülan erizipelden farklıdır ve uygun örneklerden mikrobiyolojik inceleme gerekebilir.

Ultrason gerekir mi?

Tipik erizipel için rutin ultrason gerekmez.

Ancak muayenede apse olup olmadığı anlaşılamıyorsa, ultrason deri altında sıvı koleksiyonu bulunup bulunmadığını göstermede yararlı olabilir.

2026 BMJ derlemesi özellikle selülit ile apse ayrımının klinik olarak belirsiz olduğu durumlarda point-of-care ultrasonun yardımcı olabileceğini vurgulamaktadır.

Bu ayrım önemlidir çünkü erizipelin temel tedavisi antibiyotikken apsenin temel tedavisinde drenaj gerekebilir.

Her kırmızı ve şiş bacak erizipel midir?

Hayır.

Erizipel ve selülit sık yanlış tanı konulan hastalıklar arasındadır.

Benzer görünüm oluşturabilecek durumlar arasında venöz staz dermatiti, lipodermatoskleroz, lenfödem, derin ven trombozu, yüzeyel tromboflebit, kontakt dermatit, böcek ısırığı reaksiyonu, gut ve bazı inflamatuvar deri hastalıkları bulunmaktadır.

Özellikle iki bacağın aynı anda kırmızı ve şiş olması klasik bakteriyel erizipelden çok başka nedenleri düşündürmelidir.

Bu nedenle antibiyotik başlanmadan önce enfeksiyon dışı nedenlerin de değerlendirilmesi önemlidir.

Derin ven trombozu erizipelın komplikasyonu mudur?

Genellikle hayır.

Derin ven trombozu, erizipel ve selülitle karışabilecek önemli bir ayırıcı tanıdır.

Eski metinlerde erizipelin rutin komplikasyonlarından biri gibi “damar tıkanıklığı ve emboli” sayılması fazla genelleyicidir.

Bacakta tek taraflı şişlik ve ağrı bulunan hastada klinik şüphe varsa hem enfeksiyon hem de venöz tromboz açısından değerlendirme yapılabilir.

Erizipel ile nekrotizan fasiit nasıl ayrılır?

Bu ayrım kritik önem taşır.

Nekrotizan fasiit, çok daha derin dokuları etkileyen ve acil cerrahi müdahale gerektirebilen yaşamı tehdit eden bir enfeksiyondur.

Deride görülen bulgulara göre orantısız derecede şiddetli ağrı, çok hızlı ilerleme, morarma veya siyahlaşma, büyük büller, deri duyusunun kaybolması, tansiyon düşmesi, bilinç değişikliği veya ciddi sistemik hastalık bulguları nekrotizan enfeksiyon açısından uyarıcıdır.

2026 BMJ derlemesi, derin ve nekrotizan enfeksiyon şüphesi bulunan hastaların acil değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Erizipel nasıl tedavi edilir?

Tedavinin temelini uygun antibiyotik tedavisi oluşturur.

Klasik non-pürülan erizipelde antibiyotik öncelikle streptokokları hedeflemelidir.

Hafif ve genel durumu iyi hastalarda ağızdan antibiyotik tedavisi yeterli olabilir.

Sistemik bulguları veya ciddi enfeksiyonu bulunan hastalarda damar yoluyla antibiyotik ve hastane takibi gerekebilir.

Hangi antibiyotiğin seçileceği hastanın yaşı, enfeksiyonun şiddeti, ilaç alerjileri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, daha önceki enfeksiyonları, MRSA risk faktörleri ve bulunduğu bölgedeki antibiyotik direnç özelliklerine göre belirlenir.

Penisilin erizipel tedavisinde kullanılır mı?

Streptokoklar klasik erizipelin temel etkenleri olduğundan penisilinler tarihsel ve güncel olarak önemli tedavi seçenekleri arasındadır.

Bununla birlikte günümüzde kullanılacak ilaç her hastada otomatik olarak aynı değildir.

Penisilin alerjisinin tipi, enfeksiyonun şiddeti ve diğer klinik faktörler dikkate alınmalıdır.

Özellikle ciddi bir penisilin alerjisi öyküsü varsa alternatif antibiyotik hekim tarafından seçilmelidir.

Mrsa için antibiyotik gerekir mi?

Her hastada gerekmez.

Tipik non-pürülan erizipelde streptokoklar ön plandadır ve rutin olarak geniş MRSA tedavisi eklemek çoğu hastada gerekli değildir.

Ancak penetran travma, daha önce MRSA enfeksiyonu veya kolonizasyonu, enjeksiyon yoluyla madde kullanımı, pürülan akıntı veya ağır sistemik enfeksiyon gibi belirli risk faktörleri varsa MRSA kapsaması değerlendirilebilir.

Erizipelde antibiyotik kaç gün kullanılır?

Herkes için otomatik olarak 10–14 günlük uzun tedavi gerekmez.

IDSA, komplikasyonsuz selülit ve erizipelde klinik düzelme varsa 5 günlük tedavinin yeterli olabileceğini, düzelme yetersizse tedavi süresinin uzatılmasını önermektedir.

2026 BMJ güncel derlemesi de gereksiz uzun antibiyotik tedavilerinden kaçınılmasını destekleyen kısa süreli tedavi yaklaşımını vurgulamaktadır.

Tedavi süresi hastanın klinik yanıtına göre belirlenmelidir.

Tedavi başladıktan sonra kızarıklık hemen kaybolur mu?

Hayır.

Antibiyotik başladıktan sonra bakteriyel enfeksiyon kontrol altına alınmaya başlasa bile inflamasyonun tamamen düzelmesi zaman alabilir.

İlk 24–48 saat içerisinde kızarıklığın tamamen kaybolması beklenmez. Hatta bazı hastalarda inflamatuvar yanıt nedeniyle başlangıçta görünüm kısa süreli olarak biraz daha belirginleşebilir. IDSA da tedavinin ilk döneminde inflamasyonun geçici olarak artabileceğini belirtmektedir.

Ancak 48–72 saat içinde klinik düzelme başlamıyorsa veya hasta kötüleşiyorsa yeniden değerlendirme gerekir.

Kızarıklığın sınırını kalemle çizmek yararlı mıdır?

Bazı hastalarda kızarıklığın dış sınırının işaretlenmesi, sonraki saat ve günlerde enfeksiyonun yayılıp yayılmadığını değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.

Bu tek başına tanı yöntemi değildir ancak tedavi yanıtının izlenmesinde pratik bir yöntem olabilir.

Erizipelde bacak yüksekte tutulmalı mıdır?

Evet.

Bacak tutulumu varsa etkilenen ekstremitenin uygun şekilde yükseltilmesi ödemin azalmasına yardımcı olabilir.

IDSA, etkilenen bölgenin yükseltilmesini ve ödem gibi predispozan faktörlerin tedavi edilmesini önerir.

Ancak mutlak yatak istirahati her hasta için gerekli değildir. Klinik durum uygun olduğunda hareketlilik kişinin genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak düzenlenebilir.

Kompresyon çorabı kullanılır mı?

Bu konuda eski metindeki “akut dönemde herkes kompresyon çorabı kullanmalıdır” yaklaşımı fazla geneldir.

Kronik bacak ödemi veya lenfödem bulunan ve tekrarlayan selülit/erizipel yaşayan hastalarda kompresyon tedavisinin uzun dönem koruyucu etkisine ilişkin güçlü kanıt vardır.

2020 randomize kontrollü çalışmada kronik bacak ödemi ve tekrarlayan selüliti olan kişilerde kompresyon kullanan grupta tekrar oranı %15, kontrol grubunda %40 bulunmuştur.

Aynı çalışmanın 2026'da yayımlanan uzatılmış takibinde enfeksiyon tekrarı kompresyon grubunda %20, kontrol grubunda %47 olmuş ve hastaneye yatış da azalmıştır.

Ancak aktif akut enfeksiyon sırasında kompresyona ne zaman başlanacağı veya mevcut kompresyonun nasıl kullanılacağı; ağrı, ödem, periferik arter dolaşımı ve kişinin önceki lenfödem tedavisine göre planlanmalıdır.

Dolayısıyla kompresyon özellikle tekrarlamanın önlenmesi ve kronik ödemin kontrolü açısından önemlidir.

Erizipelde soğuk kompres yapılır mı?

Hafif serin kompres bazı hastalarda ağrı ve yanma hissini rahatlatabilir ancak antibiyotik tedavisinin yerine geçmez.

Çok soğuk buzun doğrudan cilde uygulanması önerilmez.

Ayrıca “yangıyı azaltmak için mutlaka pansuman yapılmalıdır” şeklinde standart bir kural yoktur. Açık yara veya bül varsa yara bakımı klinik duruma göre düzenlenir.

Ağrı kesici kullanılır mı?

Ağrı ve ateş için hastanın diğer hastalıkları ve kullandığı ilaçlar dikkate alınarak uygun analjezik veya antipiretik tedaviler kullanılabilir.

2026 BMJ derlemesi de ekstremitenin yükseltilmesine ek olarak uygun hastalarda nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların ağrı ve inflamasyonu azaltabileceğini belirtmektedir.

Ancak ağrının hızla ve beklenenden çok daha fazla artması yalnızca ağrı kesiciyle bastırılmamalı, derin veya nekrotizan enfeksiyon açısından değerlendirilmelidir.

Hastaneye yatmak ne zaman gerekir?

Erizipel hastalarının önemli bir bölümü ayaktan tedavi edilebilir.

Ancak sepsis veya ciddi sistemik enfeksiyon bulguları, tansiyon düşüklüğü, bilinç değişikliği, hızlı ilerleyen enfeksiyon, nekrotizan enfeksiyon şüphesi, belirgin bağışıklık baskılanması, ağızdan tedaviyi kullanamama veya uygun oral tedaviye rağmen kötüleşme varsa hastane tedavisi gerekebilir.

Erizipel ciddi bir hastalık mıdır?

Çoğu hasta uygun antibiyotik tedavisiyle iyileşir.

Ancak özellikle tedavisi geciken, bağışıklığı baskılanmış veya ağır sistemik belirtileri bulunan hastalarda enfeksiyon kana geçebilir ve bakteriyemi veya sepsis gelişebilir.

Apse veya daha derin yumuşak doku enfeksiyonları gibi lokal komplikasyonlar da oluşabilir.

Buna karşılık eski metindeki “tedavi edilmezse menenjit, zatürre, emboli gelişir” şeklindeki komplikasyon listesini bütün erizipel hastalarına yönelik olağan bir seyir gibi sunmak doğru değildir.

Günümüzde asıl dikkat edilmesi gereken ciddi tablolar sepsis, hızlı ilerleyen derin enfeksiyon ve nekrotizan fasiit şüphesidir.

Erizipel tekrarlar mı?

Evet.

Erizipel ve selülit özellikle bacakta tekrarlayabilir.

Risk daha önce enfeksiyon geçirmiş, kronik ödemi veya lenfödemi olan, venöz yetmezliği bulunan, obezitesi olan veya ayak parmak aralarında tekrarlayan mantar ve çatlakları bulunan kişilerde daha yüksektir.

2023 güncel derleme, bazı hasta gruplarında ilk ataktan sonra tekrar oranlarının %47'ye kadar çıkabildiğini bildirmiştir. Bu oran bütün hastalar için geçerli değildir ve altta yatan risk faktörlerine göre büyük ölçüde değişir.

Tekrarlayan erizipel lenfödem yapabilir mi?

Evet.

Tekrarlayan inflamasyon ve enfeksiyon lenfatik damarların işlevini bozabilir.

Bunun sonucunda kronik şişlik veya lenfödem gelişebilir ya da mevcut lenfödem ağırlaşabilir.

Lenfödem de yeni erizipel atakları için önemli bir risk faktörüdür.

Uzun yıllar kontrolsüz kalan ağır lenfödemde deri ve deri altı dokularında belirgin kalınlaşma oluşabilir ve ileri tablolar elephantiasis nostras verrucosa görünümüne kadar ilerleyebilir.

Ancak bu, tek bir basit erizipel atağının beklenen sonucu değildir.

Erizipelin tekrarlaması nasıl önlenir?

Tekrarlamanın önlenmesinde en önemli yaklaşım yalnızca yeni antibiyotik vermek değil, altta yatan risk faktörlerini kontrol etmektir.

Ayak mantarının tedavisi, parmak aralarının kuru tutulması, çatlak ve egzamanın tedavisi, kronik ödem ve lenfödemin kontrolü, uygun hastalarda kompresyon tedavisi, venöz yetmezliğin yönetimi, cilt bariyerinin korunması ve obezitesi bulunan kişilerde kilo yönetimi önemlidir.

Özellikle kronik bacak ödemi bulunan kişilerde kompresyon tedavisinin koruyucu etkisi artık randomize çalışma ve 2026 uzun dönem takibiyle desteklenmektedir.

Koruyucu antibiyotik kullanılır mı?

Sık tekrarlayan erizipel veya selülitte uzun süreli düşük doz antibiyotik profilaksisi seçilmiş hastalarda düşünülebilir.

Ancak öncelikle ödem, ayak mantarı, egzama ve venöz yetmezlik gibi düzeltilebilir risk faktörlerinin tedavi edilmesi gerekir.

IDSA, risk faktörleri kontrol edilmeye çalışılmasına rağmen yılda yaklaşık 3–4 atak geçiren kişilerde profilaktik antibiyotiğin değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Daha yeni bazı klinik yaklaşımlar yılda iki veya daha fazla tekrarda da profilaksinin kişiye özel değerlendirilmesini önermektedir.

Araştırılmış ilaçlardan biri düşük doz penisilin V'dir.

PATCH I randomize çalışmasında 12 aylık penisilin profilaksisi sırasında tekrar oranı %22, plasebo grubunda %37 bulunmuştur. Ancak koruyucu etkinin antibiyotik bırakıldıktan sonra azaldığı görülmüştür.

Bu nedenle profilaksi herkese veya süresiz şekilde otomatik başlanacak bir tedavi değildir.

Erizipelde bakteriyel dekolonizasyon yapılır mı?

Klasik tekrarlayan non-pürülan erizipelde temel problem genellikle S. aureus burun taşıyıcılığı değildir.

Bu nedenle tekrarlayan furonkül ve apselerde kullanılabilen burun içine mupirosin veya klorheksidin gibi dekolonizasyon protokollerini her tekrarlayan erizipel hastasına uygulamak doğru değildir.

2026 BMJ derlemesi de tekrarlayan selülitte dekolonizasyonun yararının tartışmalı olduğunu belirtmektedir.

Erizipelden korunmak için cilt bakımı nasıl olmalıdır?

Özellikle daha önce bacak erizipeli geçirmiş kişilerde deri bariyerinin korunması önemlidir.

Cilt kuruluğu ve çatlaklar uygun nemlendiricilerle azaltılmalı, ayak parmak araları düzenli kontrol edilmeli, mantar enfeksiyonu varsa tedavi edilmeli, küçük yaralar temiz tutulmalı ve kronik ödem ihmal edilmemelidir.

Diyabeti bulunan kişilerde ayak ve deri bakımı ayrıca önem taşır.

Hangi durumlarda acil değerlendirme gerekir?

Aşağıdaki bulgulardan biri varsa acil değerlendirme gerekir.

Kızarıklığın saatler içinde çok hızlı ilerlemesi, deride görünen bulgulara göre orantısız derecede şiddetli ağrı, morarma veya siyahlaşma, büyük su toplamaları, deride uyuşma veya his kaybı, yüksek ateş ve belirgin titreme, tansiyon düşüklüğü veya bayılma hissi, bilinç değişikliği, nefes darlığı, ciddi bağışıklık baskılanması veya uygun antibiyotik tedavisine rağmen belirgin kötüleşme.

Özellikle şiddetli ve hızla artan ağrı, nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonu açısından önemli bir uyarı işaretidir.

Erizipelde en önemli noktalar

Erizipel, çoğunlukla streptokokların neden olduğu non-pürülan bakteriyel deri enfeksiyonudur.

En sık bacaklarda ortaya çıkar ve tipik bulguları ağrı, kızarıklık, sıcaklık ve şişliktir.

Ayak mantarı, deri çatlakları, kronik ödem, lenfödem, venöz yetmezlik ve obezite önemli risk faktörleridir.

Tanı çoğu hastada kliniktir ve tipik olgularda rutin kültür gerekli değildir.

Tedavinin temelini uygun antibiyotik oluşturur. Hafif olgular çoğunlukla ağızdan tedavi edilebilirken ağır sistemik enfeksiyonda hastane ve damar yoluyla tedavi gerekebilir.

Tekrarlayan bacak erizipelinde kronik ödemin tedavisi ve uygun hastalarda kompresyon, 2026 verileriyle de desteklenen önemli koruyucu yaklaşımlardandır.

Sık tekrarlayan seçilmiş hastalarda risk faktörleri kontrol altına alınmasına rağmen ataklar devam ediyorsa uzun dönem antibiyotik profilaksisi değerlendirilebilir.

Bilimsel Kaynaklar

Deri ve Yumuşak Doku Enfeksiyonlarının Tanı ve Tedavisindeki Güncel Gelişmeler – BMJ 2026PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42727947/

Deri ve Yumuşak Doku Enfeksiyonları Klinik Uygulama Kılavuzu – IDSAIDSA: https://www.idsociety.org/practice-guideline/skin-and-soft-tissue-infections/

Tekrarlayan Selülitin Önlenmesi ve Tedavisi – 2023 Güncel DerlemePubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36853755/

Kronik Bacak Ödeminde Tekrarlayan Selüliti Önlemek İçin Kompresyon – Randomize Kontrollü ÇalışmaPubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32786188/

Tekrarlayan Bacak Selülitinde Kompresyon Tedavisinin Kalıcı Koruyucu Etkisi – 2026 Uzun Dönem TakipPubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42597865/

Tekrarlayan Bacak Selülitini Önlemek İçin Penisilin – PATCH I Randomize Kontrollü ÇalışmasıPubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23635049/

Selülit Patogenezi, Tanısı ve Tedavisi – Klinik DerlemePubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34059247/

Non-Nekrotizan Akut Dermohipodermal Enfeksiyonlar, Erizipel ve Enfeksiyöz SelülitPubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33971117/

Son içerik güncellemesi: 23 Eylül 2026 · Site editörüne ulaşın

Değerlendirme ve kaynak

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, kişisel tedavi önerisi veya bir uygulamanın bu muayenehanede sunulduğu beyanı değildir. Kişisel durumunuz için dermatoloji uzmanına başvurun.

Kaynak: Dr. Berkant Oman tarafından iletilen konu metni.

ALSANCAK · İZMİR

Sorularınızı görüşmede konuşalım

Bu metin kişisel değerlendirme yerine geçmez. İletişim ve randevu bilgileri için bize ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Telefonla ara