CGF-CD34 NEDİR?
CGF ile ilgili en fazla karışıklık oluşturan konulardan biri CD34 ifadesidir. Bazı CGF preparatlarında CD34 pozitif hücreler gösterilmiştir. İlk çalışmalardan birinde CGF fibrin yapısı içerisinde CD34+ hücrelerin bulunduğu bildirilmiştir. CD34, yalnızca “kök hücrelere özgü” bir belirteç değildir.
CGF'NİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
CGF kişinin kendi kanından hazırlandığı için otolog bir üründür. Bu özellik yabancı proteinlere bağlı alerjik reaksiyon veya doku uyumsuzluğu riskini azaltır. Ancak bu durum işlemin “hiçbir yan etkisi yoktur” anlamına gelmez.
CGF YARA İYİLEŞMESİNDE KULLANILIR MI?
CGF'nin fibrin matriksi ve platelet kaynaklı büyüme faktörleri nedeniyle yara iyileşmesi alanında da araştırmalar bulunmaktadır. Kronik yara, oral cerrahi ve farklı cerrahi alanlarda küçük çalışmalar ve klinik seriler yayımlanmıştır. Örneğin kronik deri yaraları olan 18 hastalık bir seride CGF jel veya membranla olumlu yara iyileşmesi bulguları bildirilmiştir. Diş cerrahisinde yapılan randomize çalışmalarda da bazı operasyonlardan sonra yumuşak doku iyileşmesinde olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
CGF ikinci veya üçüncü nesil platelet konsantresi midir?
Literatürde bu konuda terminoloji tam olarak standart değildir. platelet konsantreleri arasında değerlendirirken, bazı yayınlar PRP → PRF → CGF gelişimini sırasıyla üç farklı nesil olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle CGF'yi kesin olarak “2. jenerasyon” veya “3. jenerasyon” olarak tanımlamak yerine yeni nesil otolog platelet/fibrin konsantrelerinden biri olarak ifade etmek daha doğru olur.
CGF NASIL ELDE EDİLİR?
Kişiden venöz kan alınır ve kan özel santrifüj protokolleri kullanılarak bileşenlerine ayrılır. Klasik CGF hazırlama yöntemlerinde santrifüj sırasında değişen hızlar kullanılabilir. Bunun sonucunda kırmızı kan hücrelerinden ayrılmış, plateletler ve lökositlerle birlikte yoğun bir fibrin matriksi içeren CGF tabakası oluşur. Bu fibrin ağı çeşitli büyüme faktörlerini ve hücresel bileşenleri içerisinde tutabilir ve bunların zaman içerisinde salınmasına olanak sağlayabilir.
CGF'DE HANGİ BÜYÜME FAKTÖRLERİ BULUNUR?
Plateletler yara iyileşmesi sırasında birçok biyolojik sinyal molekülü salgılar. PDGF – Platelet Derived Growth Factor,TGF-β – Transforming Growth Factor Beta,VEGF – Vascular Endothelial Growth Factor gibi doku iyileşmesi, hücresel iletişim ve damar oluşumunda rol alan büyüme faktörleri gösterilmiştir.
CGF KÖK HÜCRE TEDAVİSİ MİDİR?
Hayır. CGF'yi klasik anlamda kök hücre tedavisi olarak tanımlamak doğru değildir. CGF hastanın kanından hazırlanan otolog platelet/fibrin konsantresidir. Bazı preparatlarda CD34+ hücreler bulunabilmesi, CGF'yi;
PRP İLE CGF ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Hem PRP hem CGF kişinin kendi kanından hazırlanır ancak hazırlanma yöntemleri ve ortaya çıkan biyolojik yapı farklıdır. PRP (Platelet Rich Plasma), plateletlerin plazma içerisinde yoğunlaştırıldığı bir preparattır. Birçok PRP protokolünde pıhtılaşmayı önlemek amacıyla antikoagülan kullanılır ve bazı protokollerde uygulama öncesinde aktivasyon yapılabilir. CGF'de ise klasik protokollerde farklı santrifüj hızları kullanılarak plateletler, lökositler ve büyüme faktörlerini içeren daha yoğun bir fibrin matriksi oluşturulur.
HEKİMİN KONU METİNLERİ
Daha ayrıntılı okumak isteyenlere
Hekimin ilettiği metne dayanan ayrıntılı bilgileri burada okuyabilirsiniz. Anlatım, bilgilendirme diliyle düzenlenmiştir.
Ayrıntılı konu metnini aç
CGF (KONSANTRE BÜYÜME FAKTÖRÜ) NEDİR? CGF-CD34 VE PRP FARKI
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi amacı taşımaz. CGF uygulamasının uygunluğu kişinin sağlık durumu, tedavi edilecek bölge ve hedeflenen probleme göre hekim tarafından değerlendirilmelidir.
CGF (Concentrated Growth Factor – Konsantre Büyüme Faktörü), kişinin kendi kanından santrifüj işlemiyle hazırlanan otolog platelet konsantrelerinden biridir.
CGF preparatlarında kullanılan protokole bağlı olarak;
plateletler (trombositler), fibrin ağı, lökositler, çeşitli sitokinler ve PDGF, TGF-β ve VEGF gibi büyüme faktörleri farklı oranlarda bulunabilir.
CGF'nin temel amacı bu kan bileşenlerini ve onların salgıladığı biyolojik mediyatörleri belirli bir bölgede yoğunlaştırarak doku onarımı ve yeniden yapılanma süreçlerini desteklemektir.
Ancak CGF tek ve standart içeriğe sahip bir ilaç değildir. Kullanılan;
santrifüj cihazı, santrifüj hızları, süreler, tüp özellikleri, alınan kan miktarı ve hazırlama yöntemi
son ürünün hücresel ve biyolojik içeriğini değiştirebilir.
Bu nedenle farklı merkezlerde “CGF” adıyla hazırlanan ürünlerin biyolojik içeriğinin tamamen aynı olduğu varsayılamaz. Güncel derlemeler de CGF protokollerinin standardizasyonunun halen önemli bir araştırma konusu olduğunu vurgulamaktadır.
CGF ikinci veya üçüncü nesil platelet konsantresi midir?
Literatürde bu konuda terminoloji tam olarak standart değildir.
Bazı yayınlar;
PRP'yi ilk nesil,PRF ve CGF'yi ikinci nesil
platelet konsantreleri arasında değerlendirirken, bazı yayınlar PRP → PRF → CGF gelişimini sırasıyla üç farklı nesil olarak tanımlamaktadır.
Bu nedenle CGF'yi kesin olarak “2. jenerasyon” veya “3. jenerasyon” olarak tanımlamak yerine yeni nesil otolog platelet/fibrin konsantrelerinden biri olarak ifade etmek daha doğru olur.
CGF nasıl elde edilir?
Kişiden venöz kan alınır ve kan özel santrifüj protokolleri kullanılarak bileşenlerine ayrılır.
Klasik CGF hazırlama yöntemlerinde santrifüj sırasında değişen hızlar kullanılabilir. Bunun sonucunda kırmızı kan hücrelerinden ayrılmış, plateletler ve lökositlerle birlikte yoğun bir fibrin matriksi içeren CGF tabakası oluşur.
Bu fibrin ağı çeşitli büyüme faktörlerini ve hücresel bileşenleri içerisinde tutabilir ve bunların zaman içerisinde salınmasına olanak sağlayabilir.
Hazırlama yöntemine göre CGF;
fibrin matriksi, jel, membran veya sıvı faz şeklinde kullanılabilir.
Dolayısıyla “CGF yalnızca plazma sıvısıdır” şeklinde tanımlamak da doğru değildir.
CGF'de hangi büyüme faktörleri bulunur?
Plateletler yara iyileşmesi sırasında birçok biyolojik sinyal molekülü salgılar.
CGF içerisinde yapılan çalışmalarda özellikle;
PDGF – Platelet Derived Growth Factor,TGF-β – Transforming Growth Factor Beta,VEGF – Vascular Endothelial Growth Factor
gibi doku iyileşmesi, hücresel iletişim ve damar oluşumunda rol alan büyüme faktörleri gösterilmiştir.
CGF'nin fibrin yapısı bazı biyolojik mediyatörlerin ani şekilde değil, daha uzun bir zaman aralığında salınmasına yardımcı olabilir.
Ancak bu laboratuvar özelliklerinden doğrudan “cildi gençleştirir”, “kırışıklıkları giderir” veya “kalıcı lifting sağlar” sonucu çıkarılamaz.
Biyolojik mekanizma ile hastada gösterilmiş klinik etkinlik aynı şey değildir.
CGF-cd34 nedir?
CGF ile ilgili en fazla karışıklık oluşturan konulardan biri CD34 ifadesidir.
Bazı CGF preparatlarında CD34 pozitif hücreler gösterilmiştir. İlk çalışmalardan birinde CGF fibrin yapısı içerisinde CD34+ hücrelerin bulunduğu bildirilmiştir.
Ancak bunun doğru yorumlanması önemlidir.
CD34, yalnızca “kök hücrelere özgü” bir belirteç değildir.
CD34;
hematopoetik kök ve progenitör hücrelerde bulunabildiği gibi, bazı endotelyal progenitör hücreler, fibrocyteler ve farklı hücresel popülasyonlarda da ifade edilebilir. 2026 tarihli kapsamlı CD34 derlemesi de CD34'ün birçok progenitör hücre grubunda bulunan bir yüzey belirteci olduğunu vurgulamaktadır.
Bu nedenle:
“CGF'de CD34 var, dolayısıyla CGF bir kök hücre tedavisidir”
şeklindeki çıkarım doğru değildir.
CGF kök hücre tedavisi midir?
Hayır. CGF'yi klasik anlamda kök hücre tedavisi olarak tanımlamak doğru değildir.
CGF hastanın kanından hazırlanan otolog platelet/fibrin konsantresidir.
Bazı preparatlarda CD34+ hücreler bulunabilmesi, CGF'yi;
kemik iliği kaynaklı kök hücre tedavisi, hematopoetik kök hücre nakli, mezenkimal kök hücre tedavisi veya kültürde çoğaltılmış hücresel tedavilerle
aynı kategoriye sokmaz.
Dolayısıyla web sitesinde “CGF kök hücre tedavisi” veya “kök hücreler cilde enjekte edilir” şeklinde ifade kullanmamak daha doğru ve bilimsel olacaktır.
PRP ile CGF arasındaki fark nedir?
Hem PRP hem CGF kişinin kendi kanından hazırlanır ancak hazırlanma yöntemleri ve ortaya çıkan biyolojik yapı farklıdır.
PRP (Platelet Rich Plasma), plateletlerin plazma içerisinde yoğunlaştırıldığı bir preparattır. Birçok PRP protokolünde pıhtılaşmayı önlemek amacıyla antikoagülan kullanılır ve bazı protokollerde uygulama öncesinde aktivasyon yapılabilir.
CGF'de ise klasik protokollerde farklı santrifüj hızları kullanılarak plateletler, lökositler ve büyüme faktörlerini içeren daha yoğun bir fibrin matriksi oluşturulur.
Bu fibrin matriksi CGF'nin önemli özelliklerinden biridir.
Ancak hem PRP hem de CGF için farklı hazırlama protokolleri bulunduğundan ürünler arasında basit bir “hangisi daha konsantre?” karşılaştırması yapmak her zaman mümkün değildir.
CGF PRP'den daha etkili midir?
Şu anki bilimsel verilerle “CGF, PRP'den daha etkilidir” şeklinde genel bir sonuç vermek doğru değildir.
CGF'nin;
daha yoğun fibrin yapısı, farklı büyüme faktörü salınım profili ve bazı preparatlarda farklı hücresel içerik
gibi teorik ve biyolojik avantajları bulunmaktadır.
Ancak CGF ve diğer platelet konsantrelerini karşılaştıran çalışmalar birbirleriyle tamamen tutarlı değildir.
2020 tarihli kapsamlı derlemede CGF'yi diğer platelet konsantreleriyle karşılaştıran çalışmaların bazılarında daha iyi sonuç, bazılarında fark olmaması, bazılarında ise daha düşük etkinlik bildirildiği ve CGF'nin genel üstünlüğünün gösterilmesi için daha iyi karşılaştırmalı çalışmalara ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.
Bu nedenle CGF'yi “PRP'nin yerini alan yeni ve daha güçlü tedavi” şeklinde sunmak bilimsel olarak uygun değildir.
CGF cilt gençleştirmede kullanılır mı?
CGF'nin estetik tıpta en çok araştırılan alanlarından biri cilt gençleştirmedir.
Platelet kaynaklı büyüme faktörlerinin;
fibroblast aktivitesi, ekstraselüler matriks düzenlenmesi, kollajen sentezi, anjiyogenez ve yara iyileşmesi
gibi süreçlerde rol oynadığı bilinmektedir.
CGF ve diğer platelet konsantreleriyle yapılan bazı klinik çalışmalarda;
cilt dokusu, elastikiyet, ince çizgiler ve genel cilt görünümünde
iyileşmeler bildirilmiştir. 2025 tarihli sistematik derleme de platelet konsantrelerinin yüz gençleştirmede potansiyel yararlarını bildirmektedir.
Ancak önemli bir sınırlama vardır:
PRP hakkındaki klinik veri CGF'ye özgü veriden daha geniştir.
CGF'ye ilişkin estetik çalışmaların önemli bir bölümü küçük hasta grupları, farklı hazırlama protokolleri veya başka yöntemlerle kombinasyonlardan oluşmaktadır.
Bu nedenle CGF'nin cilt gençleştirmedeki etkinliğini botulinum toksin, dolgu veya belirli lazer tedavileri gibi standartlaştırılmış yöntemlerle aynı kanıt düzeyinde değerlendirmek henüz mümkün değildir.
CGF kollajen üretimini artırır mı?
Platelet kaynaklı büyüme faktörlerinin fibroblastlar ve ekstraselüler matriks üzerinde etkileri bulunmaktadır.
Laboratuvar ve deneysel çalışmalarda CGF'nin;
fibroblast aktivitesi, hücre göçü, doku onarımı ve kollajen metabolizması
üzerinde etkiler gösterebildiği bildirilmiştir.
Ancak “CGF şu kadar kat kollajen artırır” veya “cildi kesin olarak sıkılaştırır” gibi sayısal ve kesin hasta sonuçları vermek doğru değildir.
Hücre kültürü veya laboratuvar ortamında ölçülen biyolojik değişiklikler doğrudan klinik sonuç olarak yorumlanamaz.
CGF lıftıng veya yüz germe etkisi sağlar mı?
CGF cerrahi yüz germe işlemi değildir.
Cilt kalitesinde veya ince kırışıklıklarda elde edilebilecek olası iyileşme bazı hastalarda daha canlı veya daha düzgün bir görünüm sağlayabilir.
Ancak CGF'nin;
belirgin cilt fazlalığını, ileri yüz sarkmasını veya dokuların yer değiştirmesini
mekanik olarak düzelten bir yöntem olduğu söylenemez.
Bu nedenle “lifting”, “yüz germe” veya “sarkmayı kaldırma” gibi ifadeler dikkatle kullanılmalıdır.
CGF hangi bölgelere uygulanabilir?
Estetik uygulamalarda araştırılan bölgeler arasında özellikle;
yüz, boyun, dekolte, eller ve saçlı deri
bulunmaktadır.
Ancak bir bölgeye uygulanabilmesi o bölgedeki bütün yaşlanma veya pigmentasyon problemlerinde etkinliğinin kanıtlandığı anlamına gelmez.
Örneğin belirgin cilt sarkması, melazma, derin kırışıklık veya hacim kaybının tedavisi birbirinden farklı mekanizmalara yönelik yöntemler gerektirebilir.
CGF saç dökülmesinde kullanılır mı?
CGF özellikle androgenetik alopesi alanında giderek daha fazla araştırılmaktadır.
2025 tarihli güncel derleme CGF'nin saç follikülü mikroçevresi, anjiyogenez ve büyüme faktörü sinyalleri üzerinden teorik yarar sağlayabileceğini ve ilk klinik çalışmaların umut verici olduğunu bildirmektedir. Bununla birlikte çalışmaların sayısı ve kalitesi halen PRP kadar geniş değildir.
Yakın tarihli küçük bir randomize split-scalp çalışmada 20 androgenetik alopesi hastasında PRP + CGF kombinasyonu, PRP uygulanan diğer saçlı deri yarısıyla karşılaştırılmış ve kombinasyon tarafında saç sayısı ve yoğunluğunda daha fazla artış bildirilmiştir. Ancak çalışmanın yalnızca 20 hastadan oluşması ve CGF'nin PRP ile birlikte verilmesi nedeniyle bu çalışma CGF'nin tek başına PRP'den üstün olduğunu kanıtlamaz.
Dolayısıyla CGF saç dökülmesinde umut verici yardımcı bir yöntemdir, ancak minoksidil, finasterid ve uygun hastalardaki diğer kanıta dayalı tedavilerin genel yerine geçen standart bir yöntem değildir.
CGF akne izlerinde kullanılır mı?
CGF'nin akne skarlarında özellikle subcision veya mikroiğneleme gibi işlemlere yardımcı tedavi olarak kullanımı araştırılmaktadır.
2025 yılında yayımlanan 60 hastalık retrospektif kohort çalışmasında subcision ile birlikte CGF uygulanan grupta yalnızca subcision yapılan gruba göre akne skarı skorlarında daha fazla iyileşme bildirilmiştir.
Ancak bu çalışma randomize kontrollü bir çalışma değildir.
Bu nedenle CGF'nin atrofik akne skarlarının tek başına standart tedavisi olduğu söylenemez.
Akne skarlarında;
subcision, fraksiyonel lazer, TCA CROSS, mikroiğneleme veya RF mikroiğneleme
gibi yöntemler skarın tipine göre halen temel tedavi seçenekleri arasındadır.
CGF yara iyileşmesinde kullanılır mı?
CGF'nin fibrin matriksi ve platelet kaynaklı büyüme faktörleri nedeniyle yara iyileşmesi alanında da araştırmalar bulunmaktadır.
Kronik yara, oral cerrahi ve farklı cerrahi alanlarda küçük çalışmalar ve klinik seriler yayımlanmıştır. Örneğin kronik deri yaraları olan 18 hastalık bir seride CGF jel veya membranla olumlu yara iyileşmesi bulguları bildirilmiştir.
Diş cerrahisinde yapılan randomize çalışmalarda da bazı operasyonlardan sonra yumuşak doku iyileşmesinde olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
Bununla birlikte kronik yaralar;
damar hastalıkları, diyabet, enfeksiyon, basınç, nöropati ve diğer birçok nedene
bağlı olabileceği için CGF standart yara tedavisinin yerine geçen genel bir yöntem değildir.
CGF fibromiyalji, bel fıtığı ve romatizma tedavisi midir?
CGF'nin çok geniş bir hastalık listesine tek bir tedavi olarak sunulması doğru değildir.
Fibromiyalji, bel-boyun fıtığı, inflamatuvar romatizmal hastalıklar, eklem dejenerasyonu, tendon hastalıkları ve kronik ağrıların;
nedenleri, tedavileri ve bilimsel kanıt düzeyleri birbirinden farklıdır.
CGF ve diğer platelet konsantrelerinin ortopedi, spor hekimliği, diş hekimliği ve rejeneratif tıp alanlarında araştırmaları bulunmaktadır; ancak bu durum CGF'nin yukarıdaki hastalıkların tümünde kanıtlanmış ve standart tedavi olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle dermatoloji web sitesindeki eski geniş endikasyon listesinin kullanılmaması daha doğru olur.
CGF nasıl uygulanır?
Uygulama şekli kullanılan CGF preparatına ve tedavi edilen probleme göre değişir.
Hazırlanan ürün;
enjeksiyon,lokal doku uygulaması,cerrahi alanda fibrin jel veya membran şeklinde kullanılabilir.
Estetik tıpta bazı protokollerde sıvı CGF veya platelet konsantreleri enjeksiyonla veya mikroiğneleme gibi işlemlerle birlikte kullanılmaktadır.
Ancak kombinasyon tedavilerinde elde edilen sonucun ne kadarının CGF'ye, ne kadarının mikroiğneleme veya diğer işlemin kendisine ait olduğunu ayırmak her zaman mümkün değildir.
FDA da ABD'de microneedling cihazlarının PRP gibi kan ürünlerini deri içine vermek amacıyla onaylanmadığını açıkça belirtmektedir. Bu bilgi ABD düzenleyici durumunu ifade eder; Türkiye'deki ürün, cihaz ve kullanım durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
CGF uygulaması kaç seans yapılır?
CGF için bütün estetik uygulamalarda geçerli standart bir seans sayısı bulunmamaktadır.
Bilimsel çalışmalarda;
hazırlama yöntemi, doz, seans aralığı, uygulama sayısı ve kombinasyon tedavileri
oldukça farklıdır.
Bu nedenle;
“2–3 haftada bir 3 seans”,“35–45 yaş arasında yılda bir kür”,“45 yaşından sonra 6 ayda bir iki kür”
gibi yaşa bağlı sabit protokoller bilimsel olarak standart kabul edilemez.
Tedavi programı kullanılacak yönteme ve tedavi hedeflerine göre belirlenmelidir.
CGF'nin etkisi ne zaman başlar?
CGF bir dolgu maddesi gibi uygulandığı anda standart ve ölçülebilir bir hacim sonucu vermek üzere tasarlanmış bir ürün değildir.
Eğer klinik fayda oluşursa bu genellikle doku iyileşmesi ve yeniden yapılanma süreçleriyle zaman içerisinde gelişir.
Ancak “üçüncü seanstan sonra tam etki”, “6–9 ay boyunca sürekli iyileşme” veya benzeri sürelerin bütün hastalar için geçerli olduğu gösterilmemiştir.
Çalışmaların takip süreleri ve protokolleri büyük ölçüde değişmektedir.
CGF'nin etkisi kalıcı mıdır?
Kalıcı olduğu söylenemez.
Yaşlanma, fotoyaşlanma veya androgenetik alopesi gibi durumlar devam eden biyolojik süreçlerdir.
CGF ile elde edilebilecek olası iyileşmenin ne kadar süreceği konusunda standart ve yüksek kaliteli uzun dönem veri bulunmamaktadır.
Bu nedenle “kalıcı sonuç” veya sabit bir etkinlik süresi vaat edilmemelidir.
CGF'de başarı oranı yüzde 80–85 midir?
Hayır, bütün CGF uygulamalarına ait geçerli tek bir başarı oranı bulunmamaktadır.
Cilt gençleştirme, saç dökülmesi, akne skarı ve yara iyileşmesi birbirinden tamamen farklı tedavi hedefleridir.
Çalışmalar ayrıca;
farklı CGF protokolleri, farklı hasta grupları ve farklı başarı ölçütleri
kullanmaktadır.
Bu nedenle CGF için genel olarak “%80–85 başarı oranı” vermek bilimsel açıdan uygun değildir.
CGF'nin yan etkileri var mıdır?
CGF kişinin kendi kanından hazırlandığı için otolog bir üründür.
Bu özellik yabancı proteinlere bağlı alerjik reaksiyon veya doku uyumsuzluğu riskini azaltır.
Ancak bu durum işlemin “hiçbir yan etkisi yoktur” anlamına gelmez.
Kan alma ve enjeksiyonlara bağlı;
ağrı, hassasiyet, kızarıklık, şişlik, morarma ve hematom
görülebilir.
Deri bütünlüğünün bozulduğu her işlemde olduğu gibi enfeksiyon riski sıfır değildir.
Uygulama bölgesine ve enjeksiyon tekniğine bağlı olarak damar, sinir veya diğer anatomik yapılarda istenmeyen hasar oluşma olasılığı da değerlendirilmelidir.
İşlem sırasında hijyen ve sterilizasyon kurallarının uygulanması önemlidir.
CGF'nin özellikle estetik alandaki uzun dönem güvenliği konusunda geniş ve yüksek kaliteli çalışma sayısı sınırlıdır. Yüz gençleştirme literatürüne ilişkin derlemeler kısa dönemde ciddi komplikasyonların az bildirildiğini, ancak uzun dönem etkinlik ve güvenlik için daha güçlü çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.
CGF'de hastalık bulaşma riski yok mudur?
Ürünün hastanın kendi kanından hazırlanması nedeniyle başka bir donörden hastalık bulaşması riski söz konusu değildir.
Ancak hazırlama veya uygulama sırasında sterilite kurallarına uyulmaması halinde bakteriyel kontaminasyon ve enfeksiyon teorik olarak mümkündür.
Bu nedenle “bulaşıcı hastalık riski kesinlikle yoktur” yerine, otolog kullanımın donör kaynaklı bulaş riskini ortadan kaldırdığı ancak işlemin steril şartlarda yapılmasının zorunlu olduğu söylenmelidir.
CGF kimlere uygun olmayabilir?
CGF öncesinde kişinin sağlık durumu ve kullandığı ilaçlar değerlendirilmelidir.
Özellikle;
belirgin trombosit düşüklüğü veya platelet fonksiyon bozukluğu, aktif enfeksiyon, önemli kanama bozukluğu, ciddi hematolojik hastalıklar veya işlemi riskli hale getiren diğer sistemik hastalıklar
bulunan kişilerde uygulama uygun olmayabilir.
Aktif malignite veya ciddi sistemik hastalığı olan kişiler ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak “kanserden sonra mutlaka 5 yıl geçmesi gerekir” şeklinde bütün hastalara uygulanabilecek bilimsel bir sınır bulunmamaktadır.
Benzer şekilde kan sulandırıcı veya antiplatelet ilaç kullanan kişilerin ilaçlarını kendi kendine bırakması doğru değildir.
İşlem düşünülüyorsa kullanılan ilaçların ilgili hekimle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Aspirin ve ağrı kesiciler CGF öncesi kesilmeli midir?
Bazı antiinflamatuvar ve antiplatelet ilaçlar platelet fonksiyonunu etkileyebilir.
Ancak bu nedenle bütün hastaların aspirin, antikoagülan veya ağrı kesici ilaçlarını rutin biçimde kesmesi güvenli değildir.
Özellikle kalp-damar hastalıkları nedeniyle kullanılan aspirin veya diğer kan sulandırıcıların hekim önerisi olmadan kesilmesi ciddi risk oluşturabilir.
İlaç düzenlemesi gerekiyorsa karar, kişinin tıbbi durumu ve işlemin niteliği dikkate alınarak ilgili hekimler tarafından verilmelidir.
CGF sonrası nelere dikkat edilmelidir?
CGF'ye özgü bütün hastalar için kanıtlanmış;
“4–6 saat yüz yıkanmaz”,“24 saat makyaj yapılmaz”,“48 saat sauna yasaktır”
şeklinde evrensel bir protokol bulunmamaktadır.
İşlem sonrası bakım, CGF'nin nasıl uygulandığına bağlıdır.
Yalnızca enjeksiyon yapılmışsa bakım farklı; mikroiğneleme veya lazer gibi epidermal bariyeri bozan başka bir işlemle birlikte uygulanmışsa farklı olacaktır.
Genel olarak bölgenin gereksiz yere ovalanmaması, hijyenin korunması ve işlemi yapan hekimin yönteme özgü önerilerine uyulması gerekir.
CGF fda onaylı mıdır?
“CGF tedavisi FDA onaylıdır” şeklinde genel bir ifade kullanmak doğru değildir.
FDA'nın platelet ürünleriyle ilgili düzenlemelerinde belirli kan işleme veya PRP hazırlama cihazları, belirli kullanım amaçları için 510(k) kapsamında değerlendirilip clearance alabilmektedir.
Örneğin FDA'nın bazı güncel PRP cihaz kayıtlarında izin verilen kullanım, hastanın kanından PRP hazırlanması ve bu PRP'nin kemik greftiyle karıştırılarak kemik defektinde kullanılması gibi oldukça spesifik endikasyonlarla sınırlandırılmıştır. Bu cihazların belgelerinde hazırlanan PRP'nin diğer klinik endikasyonlarda değerlendirilmediği de açıkça belirtilmektedir.
Dolayısıyla;
bir santrifüj veya kan ayırma cihazının FDA clearance alması, CGF'nin cilt gençleştirme, saç dökülmesi veya diğer estetik amaçlarla FDA tarafından tedavi olarak onaylandığı anlamına gelmez.
ABD'deki FDA statüsü ile Türkiye'deki cihaz veya uygulama mevzuatı da aynı değildir.
CGF dolgu mudur?
Hayır.
CGF ve hyalüronik asit dolguların mekanizmaları farklıdır.
Dolgu maddeleri belirli bölgelere hacim veya yapısal destek sağlamak amacıyla kullanılır.
CGF ise kişinin kendi kanından hazırlanan platelet/fibrin konsantresidir ve potansiyel etkisi biyolojik doku iyileşmesi süreçleri üzerinden değerlendirilir.
Dolayısıyla CGF'nin dolgu gibi;
elmacık kemiği oluşturması, çene hattını yapılandırması veya belirli bir hacmi öngörülebilir biçimde yerine koyması
beklenmemelidir.
CGF mi, PRP mi?
Bu soruya herkes için geçerli tek bir cevap vermek mümkün değildir.
CGF'nin fibrin matriksi ve büyüme faktörlerini daha uzun süre lokal ortamda tutabilme potansiyeli ilgi çekicidir.
PRP ise özellikle dermatoloji ve saç hastalıklarında daha geniş klinik çalışma geçmişine sahiptir.
CGF için de klinik veri giderek artmaktadır; ancak hazırlama protokollerinin çeşitliliği ve yüksek kaliteli karşılaştırmalı çalışmaların azlığı nedeniyle CGF'nin PRP'nin yerini aldığı veya tüm alanlarda PRP'den üstün olduğu söylenemez.
En doğru yaklaşım “hangi yöntem daha yeni?” sorusundan çok hangi tedavinin hangi problem için kanıtı daha güçlü? sorusunu sormaktır.
Bilimsel Kaynaklar
CGF'nin Temel Özellikleri, Hazırlanması ve Klinik Kullanımları – 2026 Güncel DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42625943/
Platelet Konsantrelerinin Gelişimi: PRP, PRF ve CGF – 2025 Güncel DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40851809/
CGF'nin Hücreler ve Dokular Üzerindeki Etkileri – Kapsamlı DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32090458/
CGF'de Büyüme Faktörleri, CD34 Pozitif Hücreler ve Fibrin AğıPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21780251/
CD34 Belirtecinin Kök ve Progenitör Hücrelerdeki Anlamı – 2026 Kapsamlı DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42202448/
Yüz Gençleştirme ve Plastik Cerrahide CGF Uygulamaları – Güncel DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36423628/
Platelet Konsantreleri ve Büyüme Faktörlerinin Yüz Gençleştirmedeki Rolü – 2025 Sistematik DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39859067/
Androgenetik Alopeside CGF Kullanımı – Güncel DerlemePubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40605258/
Androgenetik Alopeside PRP ve CGF – Randomize Split-Scalp ÇalışmasıPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41971493/
Akne Skarlarında Subcision ve CGF Kombinasyonu – 2025 Klinik ÇalışmaPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39994089/
CGF ile Kronik Yara İyileşmesi – Klinik Olgu SerisiPubMed:https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31661727/
Microneedling Cihazları ve Kan Ürünlerinin Kullanımı Hakkında FDA BilgilendirmesiFDA:https://www.fda.gov/medical-devices/aesthetic-cosmetic-devices/microneedling-devices
FDA – Güncel Platelet ve Plazma Ayırma Cihazları ve Kullanım EndikasyonlarıFDA:https://www.fda.gov/vaccines-blood-biologics/development-approval-process-cber/2025-biological-device-application-approvals
Son içerik güncellemesi: 23 Eylül 2026 · Site editörüne ulaşın
Değerlendirme ve kaynak
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, kişisel tedavi önerisi veya bir uygulamanın bu muayenehanede sunulduğu beyanı değildir. Kişisel durumunuz için dermatoloji uzmanına başvurun.
Kaynak: Dr. Berkant Oman tarafından iletilen konu metni.
